85 yaşındaki hasta tutuklu için Cumhurbaşkanı'na çağrı

23 yıldır Diyarbakır Cezaevi’nde tutulan hasta mahpus Mehmet Emin Özkan’ın avukatı Serdar Çelebi 'Müvekilim 1993'te Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'a yönelik düzenlenen suikastten sorumlu tutuldu. Oysa hiçbir ilgilisi olmadığı belgelere de yansıdı. Buna rağmen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Sivas’ta insanları yakanlardan biri olan Ahmet Turan Kılıç ‘hasta’ ve ‘yaşlı’ olduğu için affediliyorsa neden 23 yıldır cezaevinde olan ağır hasta mahpus Mehmet Emin Özkan da tahliye edilmiyor?' diye sordu. Çelebi’nin hatırlattığı 'affetme' olayı ise kamuoyunun da gündeminde olan Sivas’ta 33 kişiyi katledenlerden biri olan Ahmet Turan Kılıç.

AHMET TURAN KILIÇ'IN CEZASI KALDIRILDI

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Ocak Cuma günü, 1993’te Sivas’taki Madımak Oteli’nde aralarında yazar ve sanatçıların bulunduğu 35 kişinin yakılarak öldürülmesi davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis alan 86 yaşındaki Ahmet Turan Kılıç'ın kalan cezasını kaldırdı. Kılıç, Sivas davasında önce idam cezası almış, idamın kaldırılmasından sonra cezası ağırlaştırılmış müebbete çevrilmişti. Avukat Çelebi, Kılıç’la benzer durumda yüzlerce hasta mahpus olduğunu hatırlatıyor ve Özkan’ın tahliye edilmemesine tepki gösteriyor.

'DELİL YOKKEN MÜEBBET CEZASI VERİLDİ'

Bianet'ten Evrim Kepenek'in haberine göre avukat Çelebi, Özkan’a dair şu bilgileri paylaşıyor:

“Müvekkilim, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 1993’te Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'a yönelik düzenlenen suikastten sorumlu tutuldu. O dönem Lice yakıldı, onlarca kişi yaşamını kaybetti. Olay tarihe Lice Katliamı olarak geçti.

“Mersin’de 1996’da ‘örgüt üyesi olduğu’ iddiasıyla gözaltına alındı müvekkilim. İki itirafçının verdiği, daha sonra ise geri çektiği ifadeler nedeniyle Tuğgeneral Aydın’ı öldürmek ile yargılandı. Yargılama boyunca olay ile hiçbir ilgisi olmadığını anlatmaya çalıştık. Müvekkilime, hiçbir delil yokken, ağırlaştırılmış müebbet hapis verildi.

“Müvekkilim cezaevinde olduğu 23 yıllık süre zarfında 6 cezaevi değiştirdi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 2014 yılında Lice dosyasının zaman aşımından düşmesine bir gün kala hazırladığı iddianamede, ‘Bu beyanlara dair tutanaklar ilgili mahkemeden celp edilerek incelenmiş; ancak Mehmet Emin Özkan'ın bu eyleme katıldığına dair herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır’ yönündeki tespiti, 1996 yılından bu yana cezaevinde olan müvekkilim için bir umut oldu.

'YÜZDE 87 CEZAEVİNDE KALAMAZ RAPORUNA RAĞMEN TAHLİYE EDİLMEDİ'

“İddianamede Lice’de yaşanan olayın bir JİTEM organizasyonu olduğu, dönemin Diyarbakır Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Eşref Hatipoğlu ile Üsteğmen Tünay Yanardağ hakkında ceza istendi. Yargılama sonucunda Hatipoğlu'na beraat çıktı.

“Biz, Özkan’ın avukatları olarak Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak yargılamanın yenilenmesi, infazın durdurularak Özkan’ın tahliyesini talep ettik. Mahkeme, yargılamanın yenilenmesi talebini kabul etti.

“Fakat geçen süre zarfında ‘yetkili değiliz’’ bahanesiyle Eskişehir, Diyarbakır Adliyesi ile Adana Adliyesi arasında defalarca gidip gelen dosya bir türlü açılıp yeniden yargılanmaya geçirilmedi. Yeniden yargılama ise Adana Adliyesi’nde başladı. Davanın 31 Ocak 2020 Cuma günü görülen duruşmasında yüzde 87 cezaevinde kalamaz raporu olmasına rağmen müvekkilim tahliye edilmedi."

'SON SAATLERİNİ AİLESİYLE GEÇİRSİN'

Avukat Çelebi davanın Mayıs’a ertelendiğini belirterek, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’a seslendi:

“Özkan bu saatten sonra cezaevinden çıkıp yeni bir yaşam kuracak sağlık koşullarına sahip değil. Sadece son dakikalarını ailesi ile birlikte geçirsin istiyoruz. Kendisi, İHD’nin ağır hasta mahpuslar listesinde de yer alıyor. Eğer bir af çıkartabiliyorsanız elinizi Özkan için de taşın altına sokun. Özkan için de harekete geçin.”

ETİKETLER

Editörün Seçimi