İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin'den tutukludan zorla DNA alınmasına tepki

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde Esin Kavruk isimli tutukludan zorla DNA örneği alınmasına tepki gösteren İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin, “Zorla DNA almak kafatası ölçmek gibi bir şey. Hepimizi ırkçı bir yöntemle biçimlendirmek istiyorlar” dedi. Açıklamanın yapıldığı salona “Bakırköy Hapishanesinde şiddet ve işkence var Esenin Kavruk yalnız değildir” pankartı asıldı.

 ZORLA DNA ÖRNEĞİ ALINMASI İÇİN KOĞUŞLARA GİDİLDİĞİNİN ALTINI ÇİZDİ

Açıklamada konuşan İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu Üyesi Hatice Onaran, Esin Kavruk’un sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek 11 Ekim’de tutuklandığını söyledi. Tutuklanmasının ardından 5’inci Sulh Ceza Mahkemesi’nin kendisinden DNA örneği alınması için karar çıkardığını dile getiren Onaran, Esin’in karara itiraz ettiğini ifade etti. Kavruk’un 11 Kasım’da götürüldüğü Adli Tıp Kurumu (ATK) kan ve doku örneği vermeyi reddettiğini doktorun bu doğrultuda tutanak tutarak doku örneği almadığını belirten Onaran, daha sonra 28 Kasım’da savcının talimatı doğrultusunda zorla DNA örneği alınması için koğuşlara gidildiğinin altını çizdi.

‘DAMAĞINI YIRTIP TÜKÜRÜK ÖRNEĞİNİ ALMIŞLARDIR’

DNA örneğinin alınması için 1’inci ve 2’nci müdürleri, başgardiyanlar ve tüm infaz koruma memurlarının ve polislerin katıldığı bir operasyonla B-6 koğuşuna baskın yapıldığını dile getiren Onaran, “Burada mahpuslar darp edilmiş, işkence görmüş, yerlerde sürüklenmiş ve Esin Kavruk aralarından alınmıştır. Esin Kavruk, jandarma minibüsüyle Haseki Devlet Hastanesine getirilip Terörle Mücadele Şube polislerine teslim edilmiştir. Doku örneği vermeyi kabul etmeyen Esin Kavruk'a doktor ‘tamam’ demiş ancak polisler yere düşürerek zorla boğazından ve çenesinden tutarak, damağını yırtıp tükürük örneğini almışlardır. Polisler gittikten sonra, jandarma sorumluluk almamak için ilgili doktordan Esin Kavruk'a darp raporu almıştır” ifadelerini kullandı.

‘DEVLET YETKİLİLERİ HAPİSHANELERDE YENİ BİR UYGULAMAYI DAYATMAYA ÇALIŞMAKTADIR’

Olaylar sırasında Dilek Geçkin, Zeynep Gerçek, Zuhal Sürücü’nün ciddi şekilde darp edildiğini, fiziksel ve cinsel işkenceye maruz kaldığını belirten Onaran, “Bu olayda da gördüğümüz üzere, devlet yetkilileri hapishanelerde yeni bir uygulamayı dayatmaya çalışmaktadır. Bu uygulamalar 12 Eylül askeri faşist darbesi sonrası karşılaştığımız ve insanlık vicdanında derin yaralar bırakan işkence uygulamalarını hatırlatmaktadır” diye belirtti.

‘KABUL EDİLEMEZ’

Adalet Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkililere seslenen Onaran, hakkında açılan soruşturmayla ilgisi olmadığı halde Esin Kavruk’un içi beden muayenesi ve doku örneği alınmasının hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunun altını çizdi.

‘YERLERDE SÜRÜKLEYEREK GÖTÜRÜYORLAR’

Olay sonrası tutukluları ziyaret eden Avukat Gülizar, yaşananları şöyle aktardı: “İlk saldırı sırasında koğuşta bulunan kadınların bir gün öncesinden adli mahpuslardan boşaltılan hücrelere yerleştiriliyor. Yerlerde sürükleyerek götürüyorlar. Slogan atıp kapılara vurdukları içinde ters kelepçe takıyorlar. Susuz bırakılıyorlar aç bırakılıyorlar. Saat akşam 17’ye kadar esin getirilene kadar hücrede tutuluyorlar. Tüm siyasi mahpusları tehdit eden bir uygulama. Gelecekte insanlar herhangi bir nedenle gözaltına alındıktan sonra soruşturma konusu ile ilgisi olmayan dosyalarla başka bir suç istinadı getirilerek bu tarzda kan tükürük örnekleri alınmaya çalışılacak. Bütün bu süreçte yaşananlar kadınlar koğuşunun özel olarak hedef alınması, şiddetin cinsel işkence boyutuna varmış olması devletin siyasi mahpuslara ve özellikle kadın mahpuslara bakışını ortaya koyuyor. Biz bütün bu işkence uygulamalarına dair raporları alamadık. Bu kararı veren savcılık makamları dahi, itirazlarımızı reddeden tüm makamlar hakkında suç duyurusunda bulunacağız.”

‘TIPTA ZORLA MÜDAHALE YOKTUR’

Yine cezaevini ziyaret eden İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, kadınları koruyan belirli maddelerin olduğunun altını çizdi. İstanbul sözleşmesindeki “Kadınların orantısız bir şekilde etkileyen her türlü şiddet biçimi yasaktır. Kamusal veya özel alanda zorlama bütün bunlar suçtur. Devlet adına bunları yapan hiçbir görevli bunları yapamaz” şeklindeki maddeleri hatırlatan Keskin, “Tıpta zorla müdahale yoktur. Esin Kavruk bu müdahaleyi istememiş. Doktor geri çekilmiş. Bunun üzerine tamamen yasa dışı bir şekilde DNA örneği alınmıştır. Bu tamamen Türkiye’nin kendi iç hukukuna e uluslararası hukuka ve özellikle İstanbul sözleşmesine aykırıdır. Hepimiz bir tehlike altındayız. Bu aslında ırkçı bir uygulama. Bu sadece faşizmlerde yapılabilir. Bu cumhuriyet kurulduğunda yapmışlar çünkü kafatası örneklerini. Şimdide DNA’ya yarar ölçüler alarak aslıda hepimizi bir şekilde ırkçı bir yöntemle biçimlendirmek istiyorlar. Bu bence çok tehlikeli bir şey. Bu olayın takipçisi olacağız” diye konuştu.

ETİKETLER

Editörün Seçimi