Grup Munzur: Türkülerimizi söylemeye devam edeceğiz

Fotoğraf: Pir Haber Ajansı

İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunan Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi bünyesinde çalışmalarını yürüten Grup Munzur'a şarkı söyleme yasağı geldi ve 10 ay hapis cezası verildi. İzmir'de 1992 yılında kurulan protest müzik grubu Grup Munzur'a 2017 yılında Van Nevruz'unda söyledikleri 'Zindana Diyarbekir' ve 'Serhildan Jiyane' şarkılarından dolayı ceza veren mahkeme, hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına karar verdi. Grup Munzur üyelerine, 5 yıl boyunca aynı 'suçu' işlemeleri halinde hapis cezası verilecek. Sanatçılara yönelik soruşturma, gözaltı ve tutuklamalara ilişkin açıklama yapan Grup Munzur, "Son günlerde hak gaspları karşısında sözüyle, sesiyle ve sanatıyla halkın yanında duran aydın ve sanatçılar da bu saldırı furyasından nasibine düşeni aldı. Grup Yorum, Yılmaz Çelik, Şenol Akdağ gibi halkın ilerici ve saygın gördüğü sanatçılar terörize edilerek halkla bağları koparılmak isteniliyor" ifadelerini kullandı.

'MUHALİF GÜÇLER SİNDİRİLMEK İSTENİYOR'

Grup Munzur'dan yapılan açıklama şöyle:

“Coğrafyamızda egemenler karşısında farklı dil, kültür, cinsiyet ve inanca sahip olanlar tüm haklarından yoksun bırakılarak haksızlığın, hukuksuzluğun hüküm sürdüğü bir yaşam kıskacına sıkıştırılmak isteniliyor. Çeşitli saldırı politikalarıyla sosyalistler, devrimciler, yurtseverler ve kadın hareketleri başta olmak üzere tüm muhalif güçler sindirilmek isteniliyor. Hayata geçirilmek istenilen saldırı politikaları karşısında her türden muhalif söz, söylem ve eylem bir engel olarak görülerek düzmece gerekçelerle soruşturma, tutukluma ve uyuşturma operasyonları yapılıyor.

'SANATÇILAR DA BU SALDIRI FURYASINDAN NASİBİNE DÜŞENİ ALDI'

Son günlerde hak gaspları karşısında sözüyle, sesiyle ve sanatıyla halkın yanında duran aydın ve sanatçılar da bu saldırı furyasından nasibine düşeni aldı. Grup Yorum, Yılmaz Çelik, Şenol Akdağ gibi halkın ilerici ve saygın gördüğü sanatçılar terörize edilerek halkla bağları koparılmak isteniliyor.

'HALKÇI SANAT ANLAYIŞINDAN UZAKLAŞTIRILMAK İSTENİLİYOR'

Grup Munzur olarak bizim de üyelerimiz ve dayanışma içerisinde olduğumuz dostlarımız gözaltı, soruşturma ve tutuklamalara maruz bırakılarak yıldırılmak ve halkçı sanat anlayışından uzaklaştırılmak isteniliyor.

'HAKKIMIZDA DAVALAR AÇILIYOR, TUTUKLANIYOR VEYA İFADEYE ÇAĞIRILIYORUZ'

Grup Munzur’a üye olmamız, Grup Munzur’a eşlik etmemiz, albümlerde yer alan bandrollü eserleri seslendirmemiz, sahnede yaptığımız konuşmalar, 1 Mayıs ve İç Güvenlik Yasası basın açıklamalarına katılmamız gibi nedenler gerekçe gösterilerek hakkımızda davalar açılıyor, tutuklanıyor veya ifadeye çağırılıyoruz. Bu gerekçelerle hakkında dava açılan Grup Munzur Kolektifi üyelerimiz Onur Yanardağ, Berivan Gülen, Erçin Demir’in davaları devam etmekte. Yıllarca grup kolektifimizde yer alan ve emeğini her daim bizimle paylaşan Şenol Akdağ’ın tutukluluğu yine devam etmekte. 2019 Yerel Seçim çalışmalarında sahnede bize eşlik eden müzisyen dostumuz Haydar Cemsu Grup Munzur’a eşlik etmesi, İsyan Ateşin’ini seslendirmesi ve grup üyeleriyle tanışıklığı olup olmadığı sebebiyle sorgulanmak üzere ifadeye çağrıldı.

'HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARI VERİLDİ'

Yine 2017 yılında sahnede seslendirdiğimiz Kürtçe bir eserden kaynaklı hakkımızda dava açılmış, 21 Mart 2017 Newroz Van sahnesinde seslendirdiğimiz “Zindana Diyarbekir ve Serhildan Jiyane” eserlerinden ve sahnede yaptığımız konuşmalardan kaynaklı kolektif üyelerimiz Buket Şimşek, Burak İkiz ve Selçuk Çelik hakkında örgüt propagandası yapmak iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı. Geçtiğimiz 25 Aralık 2019 ve 9 Ocak 2020 tarihlerinde grup üyelerinin yargılanma süreci devam etti. Bu sürecin sonucunda kolektif üyelerine yönelik Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verildi, yani; “5 yıl aynı suçu işlemeyin, adı geçen şarkıları söylemeyin, hatta mümkünse konuşmayın”dı kast edilen.

'KENDİ HUKUKUNU TANIMIYOR'

Egemenler ve onların adaleti, Kültür Bakanlığı onaylı şarkıları sahnede seslendirdiğimiz için bizi yargılayarak; kendi hukukunu tanımıyor!

Toplumun tüm “öteki” kesimlerine olduğu gibi sanata ve sanatçıya karşı da sınır tanımaksızın sürdürülen bu saldırılar, egemen güçlerin yönetememe krizinin yalnızca bir reaksiyonudur.

Özgürlüğü şarkılarda düşlemek,

düşlerini türkülerde söylemek,

direnişi marşlar ile bilemek

suç değildir, yalnız haktır.

Yaşamı, canlıyı katleden, emeğimizi sömüren, hak hukuk ezip geçen kapitalist-emperyalist sömürü sistemine karşı insanca yaşamı savunmak, ezilenlerden yana tavır almak, yaşam hakkımıza sahip çıkmak ‘suç’ değildir! Grup Munzur olarak binlerce elin aynı sofradan yiyebildiği, sınırların ve sınıfların ortadan kalktığı bir dünya yaratma isteğiyle türkülerimizi söylemeye devam edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

And Olsun ki Milyonların Korosuyla Haykıracağız Türkülerimizi.”

Pir Haber Ajansı, Duvar

ETİKETLER

Editörün Seçimi