İş hayatında LGBTİ'ler: 'Yaşadığım mobbing dayanılmazdı, çorabımın rengi dahi sorun oluyordu'

NİLAY GÖL


TÜKENMEZ HABER- Türkiye'de LGBTİ+'lar (lezbiyen, gey, biseksüel, transgender, intersex) işsiz kalma, iş bulamama veya ayrımcılığa uğrama endişesiyle cinsel yönelimlerini gizlemek zorunda kalabiliyor. LGBTİ bir gazeteciyle çalışma hayatında neler yaşadığını, ne tür baskılar altında olduğunu, cinsel yöneliminin meslek hayatında herhangi bir ayrımcılığa neden olup olmadığını konuştuk.

Gazeteci olan Murat'ın, soy ismini bazı kaygıları nedeniyle yazmıyoruz. 

'HABER TAKİBİNDEYKEN AYRIMCILIĞA MARUZ KALDIĞIM DURUMLAR OLDU'

- İş yerinde cinsel yöneliminiz nedeniyle ayrımcılığa maruz kalıyor musunuz?

Bu ülkede ayrımcılığa maruz kalmamamız mümkün değil. Hemen hemen hayatın her alanında bu söz konusu. Eril toplumun belirlediği rollerin dışına çıkmaya yeltenen kim olursa ayrımcılığa uğrayabilir. Benim de meslek hayatımda çoğu kez başıma geldi. Çalıştığım kurumda veya sahada haber takibindeyken maruz kaldığım durumlar oldu. Sahada röportaj yaptığım esnada ister istemez feminen hareketlerde bulunabiliyorum. Bu da görüş alacağım kişide hoşnutsuzluklara sebep olabiliyor. 2019 yerel seçimlerinde bir belediye başkanı adayıyla röportajım esnasında boş bulunmamla yaptığım bir harekette aday röportajı yarıda kesip 'Murat'cım biz erkek adamız, böyle hal ve hareketler hoş değil, hiç yakışıyor mu?' gibi absürt bir konuşma yapmıştı. O an röportajı yarıda kesersem çalıştığım kuruma haberi götüremediğim için hesap vermek zorunda kalacaktım mecburen sineye çekip işimi yapmam gerektiği için bir şey diyemeden röportaja devam etmek zorunda kalmıştım.

'ÇORABIMIN RENGİ DAHİ SORUN OLMAYA BAŞLAMIŞTI'

Dedim ya hayatın her alanında nefret söylemine veya ayrımcılığa maruz kalmamamız mümkün değil. Bir erkek profili çizilmiş ve bu profil dışına çıkıldığında 'Ayıp değil mi, hiç yakışıyor mu?' gibi soruları sıkça duyabilirsiniz. Çalıştığım kurum da sözünü ettiğim siyasetçinin zihniyetinden farklı değildi. Değildi diyorum çünkü yaşadığım mobbinge daha fazla dayanamayarak istifa etmek zorunda kaldım. Giydiğim kıyafet veya çorabımın rengi dahi sorun olmaya başlamıştı. O gazeteden istifa ettikten sonra bir süre işsiz kaldım şu an farklı bir sektörde çalışarak hayatımı idame ettirmeye çalışıyorum. Bu arada gazetedeyken giydiğim mor renkli çorap ne gibi bir sorun çıkartıyor hala anlamış değilim.

'ÇALIŞTIĞIM KURUMLARDA YÖNELİMİMİ GİZLEMEK ZORUNDA KALIYORUM'

- LGBTİ+ olduğunuzu işveren ya da iş arkadaşlarınız biliyor mu? Saklamak zorunda mı kalıyorsunuz?

Çalıştığım kurumlarda yönelimimi gizlemek zorunda kalıyorum. Açıkça beyan etmesem dahi kısa süre sonra anlamaya başlıyorlar. Şimdi çalıştığım iş yerinde beni anlamamaları için ister istemez kendimi geri plana atıyorum artık. Hal ve hareketlerime daha fazla dikkat ediyorum, çalışma arkadaşlarımla konuşmamaya özen gösteriyorum. İşle ilgili bir durum olduğunda sadece muhatap oluyorum.

'ÇALIŞTIĞIN KURUM SENİ İSTİFAYA ZORLAYABİLİYOR'

- LGBTİ+ olmanız mesleğinizi yapmanızın önünde bir engel teşkil ediyor mu?

İnsanın cinsel yönelimi mesleğinde engel değil. Profesyonel bir şekilde işini yapıyorsun sonuçta ancak biraz önce de bahsettiğim gibi toplumun çizdiği erkek profilinin dışına çıkmaya yeltenmek bile başlı başına bir engel. Bundan dolayı maalesef engellerle karşılaşabiliyor insan. Çalıştığın kurum seni işten atmasa dahi istifaya zorlayabiliyor, o da olmazsa sahaya çıkmana veya özel haber yapmana engel olabiliyor. Masa başında rutin haber girmeni isterler sadece. Gazetecilik mesleğini seçmemizin sebebi masa başı rutin haber girmek değil ki. Ama maalesef bildiğim birkaç gazete şu an bazı arkadaşlara bunu uyguluyor.

'NEFRET KUSAN BİRÇOK HABER GAZETELERİN ARŞİV ODALARINDA SAKLI'

- Bir gazeteci olarak medyanın LGBTİ+'ları yansıtma şeklini nasıl buluyorsunuz?

Hal böyleyken medyanın tavrı nasıl olabilir ki? Nefret suçu işleyen pek çok medya kurumu var. İşin trajikomik yanı ise bu nefret onlara göre normal bir şey. Teknolojinin ilerlemesiyle beraber yeni medya ile ana akım diye tabir ettiğimiz ezici çoğunluğa hitap eden medya devlerine karşı alternatif haber kanallarının açılması, toplumsal cinsiyet temelli çalışmalar yapan LGBTİ+ ve kadın hareketleri sayesinde bir nebze de olsa daha iyi. Yeter mi peki? Yetmez. Bizim Didem’e, Kader’e, Eylül’e, Roşin’e, Figen’e ve ismini anamadığım eşcinsel olduğu için öldürülen veya yaşadığı baskılara daha fazla dayanamayarak hayatına son veren bütün arkadaşlarımız için 'yetmez' diyoruz. Bir dönem medyada hiç gösterilmeyen, daha sonra ise medyada sadece nefret kusan birçok haber, gazetelerin arşiv odalarında saklı.

'ALTERNATİF MEDYA SAYESİNDE HOMOFOBİK HABERLERİN DAHA AZ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM'

1980’li yıllarda Tan Gazetesi nefret kusan bu tür birçok haberi servis etti. Dönemin gazetelerinin çoğu böyle aslında. Günümüzde bu haberlere benzer homofobik içerikler üreten bazı gazeteler ne yazık ki hala yayın hayatını sürdürüyor. Ancak eskiye oranla alternatif medya sayesinde homofobik haberlerin daha az olduğunu düşünüyorum. Son olarak; bizler için önemli olan onur ayımızı tüm kaybettiklerimizi anarak kutluyorum. Karanlık çağın aydınlık yarınları yakındır.

ETİKETLER

Editörün Seçimi