Siyasi tutukluları dışlayan ‘affa’ tepki: Düşman olarak görülenler ‘olası kasıtla öldürülmek’ isteniyor

Necmi ŞAHİN


TÜKENMEZ HABER - Uzun zamandır beklenen ve kamuoyunda ‘af’ olarak nitelendirilen 'infaz yasası' düzenlemesi koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle tekrar gündeme geldi.

İnfaz yasası düzenlemesi için süreci hızlandıran AKP, muhalefet partileri ile görüşmeye başladı.

AKP tarafından muhalefete sunulan taslakta ceza infaz kurumlarında geçirilmesi gereken sürenin yüzde 50’ye indirilmesi ve denetimli serbestlik süresinin 1 yıldan 3 yıla çıkartılması gibi maddeler bulunuyor.

Eylül 2018’de af tartışmaları gündeme geldiğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Devlete karşı işlenenlerde devlet bu yetkiyi kullanabilir, ama şahıslara karşı işlenen suçlarda devletin böyle bir af yetkisi kesinlikle yoktur” ifadelerini kullanmıştı.

Ancak AKP’nin hazırladığı taslakta, uyuşturucu, cinsel suçlar ve mükerrer işlenen suçlar infaz indirimi kapsamına alınıp, siyasi tutuklu ve hükümlülerin kapsam dışında bırakılması tartışmaları da beraberinde getirdi.

AKP’nin muhalefet partilerine sunduğu infaz düzenlemesini Tükenmez Haber’e değerlendiren eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan, düzenlemeyi “yaşanan salgının dehşetine yabancı ve düşmanca” sözleriyle niteledi. Siyasi tutuklu ve hükümlülerin kapsam dışı bırakmasına tepki gösteren Kazan, “Hem mükerrer suçluları, uyuşturucu imal edenleri bırakıyorlar hem de düşünceleri nedeniyle cezaevinde bulunanları bırakmıyorlar böyle bir ölçüsüzlük olabilir mi? Adeta düşman olarak nitelendirilen insanlar ‘olası kasıtla öldürülmek’ isteniyor. Bunu ceza kanundaki adı budur” dedi.

‘YAŞANAN SALGININ DEHŞETİNE YABANCI VE DÜŞMANCA’ 

Kazan, infaz düzenlemesiyle ilgili taslak metnine henüz ulaşamadığını ve medyaya yansıdığı kadarıyla bildiğini belirterek “Salgınla ilgili bir adım atılırken, yaşanan salgının dehşetine yabancı ve düşmanca bir düzenleme olduğunu görüyorum. En kaba özeti bu. Cumhur ittifakının korunması için anlı şanlı uyuşturucu baronlarını kapsam içine alırken, onlar adına sevilmeyen, hoşa gitmeyen görüşleri açıklayanları ise ‘casusluk, terör’ gibi suçlamalarla içerde tuttukları insanları ölümün kucağına atıyorlar” ifadelerini kullandı.

‘BÖYLE BİR ÖLÇÜSÜZLÜK OLABİLİR Mİ?’

Düzenlemenin koronavirüs salgını nedeniyle gündeme geldiğini hatırlatan Kazan, siyasi tutuklu ve hükümlülerin kapsam dışı bırakmasına ilişkin şunları söyledi:

“Eğer bir salgın varsa ve doluluk nedeniyle bir çözüm aranıyorsa, o çözümün en başında ‘insancıl’ olması gerekir. Hem mükerrer suçluları, uyuşturucu imal edenleri bırakıyorlar hem de düşünceleri nedeniyle cezaevinde bulunanları bırakmıyorlar böyle bir ölçüsüzlük olabilir mi? Adeta düşman olarak nitelendirilen insanlar ‘olası kasıtla öldürülmek’ isteniyor. Bunu ceza kanundaki adı budur.”

‘MUHALİFLERİ İÇERİ ATMAK İÇİN ‘YER AÇMAK GİBİ BİR ARAYIŞ’ İÇİNDE OLDUKLARI ŞÜPHESİ…’

Salgınla mücadele edilen bir dönemde HDP’li belediye başkanlarına yönelik gözaltılara dikkat çeken Turgut Kazan, “Salgın ortamında Batman ve çevresindeki diğer belediyelere yönelik son gözaltılar düşünüldüğünde, sevmedikleri insanları, onlara muhalefet edenleri rahatlıkla içeri atmak için yer açmak gibi bir arayış içinde oldukları şüphesi bile insanı düşündürüyor.”

‘AMAÇ SALGINA KARŞI ÇÖZÜMSE 60 YAŞ ÜSTÜ VE KRONİK HASTALAR TAHLİYE EDİLMELİ’

Eski İstanbul Barosu Başkanı Kazan, salgına karşı bir çözüm aranıyorsa 60 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı bulunan tutuklu ve hükümlülerin derhal serbest bırakılması gerektiğini belirterek, “Hükümlüler için ‘infaz ertelenmesi’, tutuklular için de ‘adli kontrol şartı’ getirilerek derhal serbest bırakılmaları gerekir.

“Kronik rahatsızlığı olanların risk grubunda bulunduğunu sağır sultan bile duydu” diyen Kazan, “O halde önce onların derhal tahliye edilmesi gerekiyor. Eğer amaç tedbirse hemen herkes için eşit bir şekilde bu uygulanır” şeklinde konuştu.

‘UYUŞTURUCU BARONU SERBEST, DÜŞÜNCELERİ NEDENİYLE CEZAEVİNDE OLANLAR TUTUKLU…’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Devlete karşı işlenen suçlarda af yetkisi kullanabilir ama şahıslara karşı işlenen suçlarda devletin böyle bir af yetkisi kesinlikle yoktur’ sözlerini hatırlattığımız Kazan, şunları söyledi:

“Sayın Cumhurbaşkanının söylediği bu söz kabaca doğru ancak 'devlete karşı işlenmiş' dediği kısımda sorun var. O tanıma göre Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan da 'devlete karşı suç' işlemiş oluyor. Burada bir sorun var. Bu yüzden tam tersini yapıyor. Uyuşturucu baronu serbest bırakılıyorken, düşünceleri nedeniyle cezaevinde olanlar içeride tutuluyor. Aslında bu çelişki çok da şaşırtmamalı, zaten çelişkiler yumağında yaşıyoruz, dolayısıyla Sayın Erdoğan’ın öyle demesine rağmen tersi bir uygulama yapılmasına şaşırmıyorum.”

'KAVALA, DEMİRTAŞ İÇERDE MÜKERRER SUÇLU DIŞARDA… BÖYLE DELİ SAÇMASI BİR ŞEY OLABİLİR Mİ?'

Turgut Kazan, Karar yazarı Ahmet Taşgetiren’in bugünkü yazısına da dikkat çekerek, Yazıyı okuduğunuzda düzenlemenin kim için çıkarıldığı bile yazıyor. ‘MHP’nin Çakıcı duyarlılığı sebebiyle’ deniliyor. Bunlar yazılıp çiziliyor. Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Barışlar, Yeni Yaşam’da çalışan gazeteciler içeride… Çünkü onlar ‘düşman’.  Onlar içeride kalacak ama mükerrerler suçluların tamamı serbest bırakılarak dışarı çıkacak... Böyle deli saçması bir şey olabilir mi? Bu uygulamaların hiçbirinin hukuka uygun, rasyonel, çağdaş bir tarafı yok” yorumunda bulundu.

ETİKETLER

Editörün Seçimi