Devasa ihale Kalyon’a mı?

Adı, trafik kazaları nedeniyle “ölüm yolu”na çıkmış olan bir yol. Geçenlerde pazarlık usulüyle ihale edildi.

Yanıltıcı olmasın; yola dair ilk ihale değil bu. Dört yıl önce 218 milyon TL'ye ihale edilen, törenlerle temeli atılan, tamamlanma tarihi sık sık ötelenen İzmit-Kandıra bölünmüş yolunun akıbeti “tasfiye” oldu.

Kocaeli milletvekillerinin sıklıkla gündeme getirdiği bu yolun yeni ihalesi için Ulaştırma Bakanlığı “bugün yarın” minvalinde cevaplar veriyordu. Nihayet 2016'da işi alıp adı açıklanmayan bir “müteahhit”in tasfiye talebi kabul edilmiş. (218 milyon TL'lik kamu kaynağının ne kadarının çarçur edildiğini herhalde devletin denetim organları hesaplayacaktır.)

YAKLAŞIK MALİYET: 789 MİLYON TL

Karayolları Genel Müdürlüğü işte bu yolu geçenlerde pazarlık usulüyle yeniden ihale etmiş. Tek başına bu yolu değil onunla birlikte Ağva-Kandıra-Kaynarca yolunu da. İki proje bir arada yaklaşık maliyet devasa boyutta:

788 milyon 971 bin 89 lira 10 kuruş. Evet, bütçe ödeneklerini daima çok dikkatli harcayan Karayolları, bu ihale için 10 kuruşa kadar tespit yapmış. Bakanlığın açıklamadığı ihaleye dair bilgi verelim. Davet gönderilen firma sayısı yedi: Kalyon, Met-Gün, İrem+Sancar, Kolin, Makyol, Limak ve B. Ergünler.

KUZEY MARMARA FAKTÖRÜ

792 milyon TL'lik bile teklifin verildiği bu ihalede en uygun teklifi 628 milyon 889 bin 984 TL ile Kalyon İnşaat vermiş.

Kalyon İnşaat'a son aylarda çok sayıda büyük ihale, kapalı usulle verildi. İki büyük proje bir arada ihale edilen İzmit-Kandıra ve Ağva-Kandıra-Kaynarca için yine Kalyon ile sözleşme imzalanması muhtemel görünüyor.

Bu arada İzmit-Kandıra bölünmüş yolunun Kuzey Marmara Otoyolu'na entegre edileceğini anımsatalım. Bu not niye mi önemli?

Kalyon, yap-işlet-devret modeliyle yaptırılan Kuzey Marmara Otoyol projesini üstlenen konsorsiyumun üyeleri arasında. Sözleşme onunla imzalanırsa “yabancıya gitmemiş” olacak.

Bu arada Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan'ın da bakanlık öncesinde bu konsorsiyumda CEO olarak görev yaptığını da not düşelim.

Melen Barajı ihalesi cumaya

Melen Barajı yapımı sırasında gövdede çatlak oluştuğunu, silindirle sıkıştırılmış beton gövdede çatlak olması halinde su tutulamayacağını, bu vahim tablonun kamuoyundan gizlendiğini 2018 yılı Ağustos'unda yazdığımda Devlet Su İşleri (DSİ) yalanlama göndermişti. (Aslında barajın tipi konusunda vakti zamanında DSİ içinden teknik uyarılar gelmiş ancak dönemin karar vericilerinin uyarıları dinlemediğini belirtelim.)

Bu cuma, 28 Şubat'ta Melen Barajı güçlendirme ihalesi yapılacak.

Yalanlamanın yalan olduğu ortaya çıktı çıkmasına ama asıl olan kaybedilen zamana ve hesabı tutulmayan kamu kaynaklarına oldu. Yeni ihalenin yaklaşık maliyeti 500 milyon TL civarında. Uzmanlar “rölekasyon yapılması gereken yolların da ihale kapsamına alındığını” vurguluyor. Bu da şu demek:

“Barajda çatlak olduğu bilindiği için su dolmasını sağlayacak imalatlar yapılmamış.”

Melen Barajı'nda her şey yolunda giderse en erken 2023 yılında açılacak. Başlangıçtan 11 yıl sonra demek bu.

YEKA'da TL'ye dönüş yanıltıcı mı?

YEKA; Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı'nın kısa adı. YEKA ihaleleri açık eksiltme usulüyle ve dolar üzerinden yapılıyor. İşte bu yatırımların artık dolar yerine TL cinsinden ihale edilmesi planlanıyor. Bu amaçla yasal düzenleme hazır edildi bile. Bugün TBMM'de 38 maddelik yeni bir torba kanun görüşülmeye başlanacak. Plan ve Bütçe Komisyonu'nda ele alınacak yasa teklifi her zamanki gibi iktidarın dayatmasıyla yine birbirine benzemez konuları aynı torbada “halledecek”. YEKA ihaleleri için eklenen yeni madde, devletin destekleyeceği en düşük fiyat konusunda TL'yi öngörüyor. Şöyle diyor:

“Yarışma sonucunda oluşacak fiyatın yarışma şartlarında belirlenecek süre içerisinde güncellenmesine ilişkin usul ve esaslar ilgili yarışma şartnamesinde Bakanlık tarafından belirlenir.”

Gerekçeye dönüp baktığınızda gördüğünüz ifade kritik: Kanunda bağlayıcı nitelik taşıyan 1 ve 2 sayılı cetvellerde bulunan fiyatları esas almayacağını da ilan ediyor.

Bunun anlamı ise “Bunu ben belirlerim.”

Konunun uzmanları bu ifadenin muğlak olduğunu ve TL'ye dönülmüş gibi yapılarak, kayırmacılığa açık bir zemin yaratıldığını ifade ediyor.

Bu yazı Sözcü'den alınmıştır

ETİKETLER

Editörün Seçimi