Dışlanmış seçmenlerin elitlere tepki göstermesiyle Sinn Fein'in seçim zaferi İrlanda'nın 'Brexit anı'na dönüşüyor

İrlanda seçimleri tamamen barınma ve sağlık sigortalarıyla ilgili olabilir ama Sinn Fein'in sınırın her iki tarafında da güçlü olması Kuzey İrlanda ve Birleşik Krallık'la ilişkiler üzerinde derin etki yaratacaktır.

Cork'un güzel ama sanayisizleştirilmiş kasabası Youghal'lı gazeteci Christy Parker, “Halk hükümete tekmeyi basmak istedi ve Sinn Fein tekmeyi basmak için giydikleri ayakkabı oldu" diyor. Parker, İrlanda'nın etkileyici ekonomik ilerlemesinden yararlanan seçkinlerle nüfusun geride kalan büyük kısmı arasındaki “uçurumdan” bahsediyor.

Youghal, ben 1950'lerde ve 1960'larda orada büyürken gelişen halı ve tekstil fabrikalarını yitirdikten sonra bir daha hiç toparlanamadı. Bugün yapılan araştırmalar, birçok Youghal sakininin bir zamanlar iyi işler sağlayan fabrikaların geri dönüşünü özlemle beklediğini gösteriyor. Bunun nedenini görebilirsiniz: Ana cadde bugün kapalı dükkanlarla kaplı, oysa daire kiraları yüksek ve son 8 ya da 9 yılda iki katına çıktı.

Kasaba, 2008 durgunluğunun ardından gerçekleşen ekonomik iyileşmenin ya da orijinal Kelt Kaplanı'nın ulaşmadığı İrlanda'daki birçok yerden biri. Parker, “Her hafta insanlar ülkenin bir yerindeki aşevlerinde yaşamaya çalışan evsizlere dair yeni şok edici hikayeler duyuyor” diyor.

Tıpatıp aynı ifadeleri Birleşik Krallık'ta (BK), insanların neden Brexit'ten yana oy verdiğini açıklamak için kullanılırken duydum. Galler Vadileri'ndeki eskiden kömür madenciliği ve çelik üretimi yapan kasabalarda bana, Cardiff'teki Galler Meclisi'nden Westminster ve Brüksel'e yetki sahibi herkes tarafından ihanete uğramış hissettiklerini söylediler "ama insanların karşı çıkmaya karar verdiği AB'ydi." Walsall'lu bir adam, oradakilerin BK GSYİH'sinin Brexit'ten sonra yükselip yükselmeyeceğini umursamadığını çünkü bunu “kendi GSYİH'leri” olarak görmediklerini söyledi.

8 Şubat'taki genel seçimler, çok çeşitli kurulu düzen tavuğu tünemek için evlerine geldiğinde İrlanda'nın “Brexit anı” oldu çünkü birçok seçmen statükodan derin memnuniyetsizliğini dile getirdi. Bir sandık çıkış anketi, seçmenlerin yüzde 63'ünün son ekonomik gelişmelerden kendilerinin faydalanmadığına inandığını gösteriyordu.

Her kesimden politikacı ve yorumcular, seçmenler için en önemli konuların sağlık, barınma ve evsizlik sorunları olduğunu kanıtlayan sandık çıkış anketleriyle hemfikirdi. Bu doğru ama seçmenlerin statükoyu reddettiklerini ifade etmek için BK'de ve ABD'de olduğu gibi İrlanda'da da sesini çıkran milliyetçi bir partiyi araç olarak seçtikleri gerçeğini gizleme eğilimindedir. İrlanda'da Sinn Fein, ilk başta gücü azımsanan ama geçen mayıstaki yıkıcı yerel meclis seçimleriyle 9 ay sonraki genel seçim zaferi arasında oy oranını yüzde 9,5'ten 24,5'e çıkarmasını sağlayan bir kazanma formülü buldu. Partinin siyasi beklentilerindeki değişiklik şaşırtıcı olabilir ama kimse onların muhalif oylarda saman alevi gibi yanıp söneceğine inanmıyor. Bir genel seçim daha olsa ve Sinn Fein hiçbir vahim hata yapmasa partinin bu sefer başaramadığını başarıp yeterli sayıda aday çıkaracağına ve daha eksiksiz bir zafer kazanacağına dair genel bir varsayım var.
İrlandalı seçmenlerin motivasyonu sosyal ve ekonomik olabilir ama 4'te birinin Sinn Fein'e oy verdiği gerçeğinin İrlanda'nın Britanya'yla ilişkileri ve Kuzey İrlanda üzerinde derin bir etkisi olacak. İlk kez tek bir parti, Sinn Fein, sınırın her iki tarafında da siyasi olarak güçlü, Belfast'taki DUP'la ortak ve muhtemelen ya Dublin'deki bir sonraki İrlanda hükümetinde baş ortak ya da bu hükümete ana muhalefet olacak. Bu, bir dereceye kadar daha önce hiç yaşamamış de facto bir İrlanda birliği yaratacak ve güç dengesinin aleyhlerine döndüğünü gören birlikçilerin zoruna gidecek.

Sinn Fein'in kuzeydeki milliyetçi / Katolik cemaati üzerindeki bocalama belirtileri gösteren siyasi hakimiyeti güçlenecek. Ancak geçen sene Kuzey İrlanda'yı BK'nin geri kalanından ayıran bir gümrük engelini kabul eden Boris Johnson'ın destek vaatlerinden caydığını gören birlikçi/Protestan topluluğu zeminin ayaklarının altından kaymaya başladığını hissediyor.

Belfast gazetesi Irish News'un köşe yazarı Brian Feeney, tarihin, Kuzey İrlandalı milliyetçilerin “cumhuriyet siyasetini sevdiklerini ama cumhuriyetçi şiddeti sevmediklerini” gösterdiğini söylüyor. İstikrar bozucu davranışların birlikçi cenahtan gelmesi daha muhtemel ve son günlerde Belfast'taki milliyetçi hedeflere karşı sahte bomba ihbarları bunun işareti olabilir.

İstikrarsızlığın bir başka nedeni de Britanya hükümetinin kendisi: Saygın Kuzey İrlanda Bakanı Julian Smith, Stortmon'taki meclisi tekrar açan güç paylaşımı anlaşmasında Sinn Fein'le DUP arasında aracılık yaptığı için tüm taraflardan alkış toplamasına rağmen bu haftaki kabine değişikliğinde hızlıca görevden alındı. Smith'in, Kuzey İrlanda sorunu (The Troubles) sırasında Britanya askerleri tarafından işlenen suçları soruşturmaya söz verdiği için görevden alındığı bildirildi.

Smith'ten kurtulmak, Johnson yönetiminde İngiliz milliyetçilerinin hassasiyetlerinin Kuzey İrlanda'da istikrarı korumaktan önce geleceğinin erken bir işareti olabilir. Brexitçilerin küstahlığı ve cehaleti, konu İrlanda olunca, İçişleri Bakanı Priti Patel'in Büyük Kıtlık hatıraları canlı olan İrlandalılar'ın aç kalınca taviz vermeye yanaşabileceğini öne sürmesiyle birlikte son birkaç yıldır İrlanda kamuoyunu çileden çıkardı.

Seçmenler, muhtemelen yanlış bir kanıyla sorunun çözüldüğünü varsaydıklarından, Brexit'in seçimlerde oy kullanma biçimleri üzerinde önemli bir etkisi olmadığını söylüyor. Ancak İrlanda AB'nin ön cephe devleti olmayı sürdürüyor ve bu, İrlanda'ya Brüksel'de nüfuz sağlasa da BK'yle daimi bir ihtilafı garantiliyor.

Sinn Fein'in bakış açısına göre, bu seçim zaferi, Daniel Finn'in önemli kitabı One Man's Terrorist: A Political History of the IRA'de anlattığı gibi 1980/81'deki açlık grevleri sırasında seçim kazanmaya başlamasından bu yana 40 yıllık başarılı bir yürüyüş oldu. İlk başta slogan şuydu: “İrlanda'da iktidarı bir elimizde oy sandığı bir elimizde Armalite'la (IRA'nın çok kullandığı bir silah modeli ed.n.) almamıza itirazı olan var mı?" Bunlar, Sinn Fein'in birçok düşmanının unutturacağı kelimeler değil ama Fine Gael ve Fianna Fáil'in seçim kampanyalarının sona ermesinin hemen ardından silahların gölgesinin hâlâ Sinn Fein'ı lekelediği iddiaları, çoğunlukla görmezden gelindi. Suçlama, eski seçmenlerde karşılık bulabilir ama “fiziksel güç” cumhuriyetçiliğini hiç deneyimlememiş genç seçmenlerde bulamaz.

Anayasal işleyiş Sinn Fein'in başka bir şey denemesi için çok iyi yürüdü. Ayrıca şiddete geri dönmek isteyen muhalif cumhuriyetçilerin de dayanaklarını çürüttü. Kuzey İrlandalı milliyetçiler, demografik değişimin onları oy çoğunluğuna ittiğini biliyor. Güneydeyse artık Kuzey İrlanda sorunu politik bir pranga olmaktan çıkıyor.

Sinn Fein, yıllarca süren mücadelenin bugünkü başarısını üretmesinden dolayı kendisini kutlayabilir. Ama aynı zamanda son derece şanslılardı: İrlanda'nın bölünmesini neredeyse bir yüzyıl boyunca uluslararası bir konu haline getirmeye çalıştıktan ve başarısız olduktan sonra, 2016'daki Brexit oylaması sınırı BK ve AB arasında muhtemelen uluslararası bir sınıra dönüştürerek bunu otomatik olarak gerçekleştirdi. Sinn Fein genel seçim kampanyası için doğru konuları seçti fakat aynı zamanda geleneksel partilerden duyulan hayal kırıklığının neredeyse kazara mirasçısı oldu ve bu hayal kırıklığı bu partilerin dünya genelindeki seçimlerde şok yenilgilere uğramasına yol açıyor.

Çeviren: Onur Bayrakçeken

Bu yazı ilk olarak Independent Türkçe'de yayımlanmıştır.

ETİKETLER

Editörün Seçimi