Suriye'deki savaş propagandaya batmış durumda, OPCW kendini buna kaptırmamalı

Bu yıl ilkbahar başlarında Ortadoğu'yla ilgilenen Avrupalı askeri personele konferans verdim. Beşar Esad'ın 7 Nisan 2018'de Şam'ın banliyösü Duma'daki sivil sakinlere karşı klor gazı kullandığı iddiasının üzerinden neredeyse bir yıl geçmişti. Bu olayda 43 kişinin öldüğü söyleniyordu.

Dünya çapında 193 üye ülkeyi temsil eden Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün (KSYÖ), Esad'ın Donald Trump, Emmanuel Macron ve Theresa May tarafından kınanan savaş suçunu yakında yayımlayacağı nihai raporla doğrulayacağından sadece birkaç kişi şüphe duyuyordu.

Ama konuşmamın sonunda kimyasal silahlar konusunda uzmanlaşmış (Britanyalı olmayan) genç bir NATO subayı özel konuşmak için beni buldu. Subay "KSYÖ bildiği her şeyi kabul etmeyecek. Kendi belgelerini çoktan sansürlediler bile" dedi.

Ona daha fazlasını söyletemedim. Gülümsedi ve beni neden bahsettiğini tahmin etmeye bırakarak yanımdan uzaklaştı. Eğer NATO'nun KSYÖ hakkında şüpheleri varsa, bu çok ciddi bir konuydu.

KSYÖ nihai raporunu bu yıl mart ayında yayımladığında tanıkların, çevresel ve biyomedikal örneklerin, toksikolojik ve balistik analizlerin Duma'da içinde "aktif klor" bulunan "zehirli bir kimyasal kullanıldığına" dair "haklı gerekçeler" sağladığını açıklamıştı.

Duma'ya misilleme amacıyla Suriye'nin askeri bölgelerine (herhangi bir soruşturma gerçekleşmeden önce) füze saldırıları başlatan ABD, Britanya ve Fransa kendini haklı görmüştü. Bu belgenin geçerliliğini reddeden, Esad'ın ana askeri müttefiki Rusya'nın öfkesine karşın, KSYÖ'nün raporu dünyanın dört bir yanında manşetleri kaplamıştı.

Daha sonra Mayıs 2019 ortalarında, KSYÖ'nün Güney Afrikalı balistik müfettişi Ian Henderson'ın örgütün sonuçlarına itiraz eden gizli raporunun, örgütün nihai raporuna dahil etmediği bir belgenin haberleri geldi. Belge, klor gazı içerdiği iddia edilen kapsüllerin Suriye helikopterleri tarafından atılmamış, saldırı bölgesine bilinmeyen ellerce yerleştirilmiş olabileceğini öne sürüyordu.

Daily Mail'den Peter Hitchens, Henderson belgesi hakkında detaylı bir haber yaptı. Başka hiçbir ana akım medya bu haberi takip etmedi. Örneğin BBC, KSYÖ'nün klor gazı kullanımı hakkındaki nihai raporunun tamamını bildirmişti, ancak ardından gelen Henderson haberinden hiç bahsetmedi.

Henderson belgesinden kısa bir süre sonra, KSYÖ'nün kendi belgelerini açıkça sansürlemesi hakkında beni bilgilendiren NATO subayı, Beyrut hattıma telefon etmemiş olsa burada ben de izi bırakmış olabilirdim. Subay birdenbire "Henderson raporundan bahsetmiyordum" dedi. Ve konuşmayı derhal sonlandırdı. Ama şimdi neden bahsettiğini anlıyorum.

Çünkü son birkaç haftadır KSYÖ'nün 2018'deki Duma saldırısına dair vardığı sonuçlarda, sadece tek bir muhalif sesi dışlamaktan çok daha ileri gittiğine yönelik son derece rahatsız edici bir yeni kanıt ortaya çıktı.

Hitchens'ın ve The Guardian'ın eski üst düzey dış haberler muhabiri Jonathan Steele'in WikiLeaks'te yayımlanan haberindeki son bilgiler, KSYÖ'nün 20 kadar personelinin vardığı sonuçları sakladığı ya da yayımlayamadığını veya basitçe görmezden gelmeyi tercih ettiğini ileri sürüyor. Bu kişiler nihai raporun yanıltıcı olarak değerlendirdikleri sonuçlarına o kadar sinirlendi ki gerçeği temsil edecek şekilde değiştirilmesi için resmi çaba harcadılar. (KSYÖ bir dizi açıklamasında nihai raporunun arkasında durduğunu ifade etti.)

Başlangıçta üst düzey KSYÖ yetkilileri, ortaya çıktıktan birkaç gün sonra raporun içeriğine dair hiçbir yorum yapmadan sadece Henderson raporunun varlığını kabul etmekle yetinmişti. Kasım ayı başında daha sakıncalı raporlar ortaya çıktığında KSYÖ Genel Direktörü Fernando Arias, "ekipteki kişilerin öznel görüşlerini ifade etmesinin kapsamlı her soruşturmanın doğasında olduğunu" söyledi. Kimi görüşler bazı kamusal tartışma ortamlarında dolaşmaya devam etse de ben (soruşturmanın) bağımsız, profesyonel sonucunun yanında olduğumu tekrarlamak isterim" demişti. KSYÖ, Hitchens ya da Steele'den gelen sorulara cevap vermeyi reddetmişti.

Ancak yeni detaylar, KSYÖ'nün başka kanıtları da yayımlamamış olabileceğini izlenimi uyandırıyor. Bu detaylar sadece sızdırılmış elektronik postalardan gelmiyor; detayları Duma'yı ziyaret eden 8 kişilik ekipte bulunan ve asıl bulgularını silahsızlandırma, hukuk, sağlık ve istihbarat personeline anlatmak için geçen ay Brüksel'de bir toplantıya katılan Henderson'ın bir meslektaşı, bir KSYÖ müfettişi sağladı.

ETİKETLER

Editörün Seçimi