Ücretli öğretmenler ve diğer çalışanlar evlerinin geçimini nasıl sağlayacak?

Üç gün boyunca onları canı gönülden alkışladık. Kimimiz pencere ya da balkonlardan, kimimiz de sosyal medyadan, onlara sevgimizi, minnettarlığımızı ve iyi dileklerimizi gönderdik.

En zor, en korumasız, yardıma en çok ihtiyaç duyduğumuz anlarda onlar hep yanımızda oldular, her felaket sonrasında, her koşulda yanımızda olmaya devam ediyorlar.

Hayata tutunmamız için bizden çok bizim için mücadele veriyor, fedakârlık yapıyorlar. Hastayken başımızın tacılar ama biraz iyi olunca ilk unuttuğumuz yine onlar oluyor!

Hepimizin morale ihtiyacı var ama en çok onların. Hemen herkes evde çalışma düzenine geçerken, onlar, aylardır gece gündüz demeden, dur durak bilmeden fedakârca çalışmaya devam ediyorlar.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca aslında onların görünen yüzü. Yorgunluktan kan çanağına dönen gözleriyle, günde üç beş saati geçmeyen uykuyla ama daha da artan bir tempoyla yola devam ediyorlar.

Bakan Koca’nın şahsında, tüm sağlık personelimize sonsuz teşekkürler. İyi varsınız...

Taşlar oturacak

Ertelenmeyen çok az sınav kaldı.

Hemen herkes panik halinde.

Peki, doğru olan bu mu yoksa sabırla beklemek mi?

Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. MEB, YÖK ve ÖSYM, şu an için doğru olanı yapıyor ve sınavları ileri bir tarihe öteliyor. Yanlış tarih de belirlenmiş olabilir, çok ileriye atılmış da olabilir.

Sular biraz durulsun, tüm tarihler yeniden gözden geçirilecek ve taşlar yerli yerine oturacaktır.

Ve inanıyoruz ki yaşananlar nedeniyle hiç kimse mağdur olmayacaktır.

Her üç kurumun da nasıl bir titizlik içerisinde çalıştığını yakinen biliyoruz.

Ben, ben, ben!..

Dünya kıvranıyor hadi onun farkında değiliz. Bizde de can almaya ve yaygınlaşmaya başladı, onu bile ciddiye almıyoruz.

Çok daha radikal kararlar gerekiyor mu? Evet, gerekiyor. Vur patlasın, çal oynasın dönemini yaz aylarında fazlasıyla yaşarız, şimdi ne olur yapılan uyarıları ciddiye alalım.

Sınavlar ve eğitimin geneli konusunda ise daha çok empati yapalım.

Elbette kendimizi düşünmek zorundayız ama bugün, o gün değil! Bazen öyle mesajlar geliyor ki yok artık, bu kadarı da olmaz dedirtiyor!

Sağlıkçılara yapılan alkışı bile içine sindiremeyenler var!.. Bu zorlukları ben ben diyerek değil, biz diyerek aşarız ve bizim özümüz de bu zaten!..

Ücretli maaşları

Diğer sektörlere yönelik önemli iyileştirmeler yapılırken eğitimin göz ardı edildiğini haklı çıkartacak gelişmeler söz konusu.

- Tek öğrencisi kalmayan kurslar çalışanların maaşını nasıl ödeyecek?

- Zaten üç kuruş maaşa çalışan ücretli öğretmenler ve diğer çalışanlar evlerinin geçimini nasıl sağlayacak?

- Neredeyse sıfır erken kayıtla yola devam özel okullar mevcut giderlerini nasıl karşılayacak, sözleşmelerinin ne kadarını, hangi koşullarda yenileyecek? Krizi fırsat bilip, işten çıkartmalar ve maaş indirimleri olursa, nereye kadar gidecek?

- Kantin kiraları ne olacak?..

Daha onlarca benzer soru var ve eminiz ki MEB ve YÖK bu işe kafa yoruyordur.

Özetin özeti: Zor hem de çok zor bir dönemden geçiyoruz. Ve bu mücadele birimizin, bazılarımızın değil, hepimizin alnımızın akıyla çıkması gereken ulusal bir seferberlik!..

Bu yazzı Milliyet'ten alınmıştır

ETİKETLER

Editörün Seçimi