73 gündür kayıp olan Hürmüz Diril'in yeğeni: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğumuzu hissettirsinler

Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde 11 Ocak tarihinden kaybolan Keldani çiftten Şimuni Diril’in 20 Mart’ta cansız bedeni bulundu. Eşi Hurmüz Diril ise 73 gündür hala kayıp. Yetkililere güvenmek istediğini söyleyen çiftin yeğeni George Diril, “Bize, hakikaten Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğumuzu hissettirsinler. Arama için samimi bir şekilde çaba göstersinler." diyerek arama çalışmalarının ciddiye alınmasını istedi.

Oğulları Remzi Diril, annesinin ölümüne ilişkin yaptığı ilk açıklamada “Herhalde karların erimesi üzerine annemin cesedi dere kenarına sürüklenmiş” dedi, babasının da öldürüldüğünü düşündüğünü söyledi.

Çiftin kızı Gülcan Diril’in sosyal medyadan şu sözleri paylaştı:

Yansın Şırnak, yansın dünya umurumda değil. Aldılar annemizi bizden, kıydılar ona! Aramadınız, yardım etmediniz, umursamadınız.

“ORASI GUATEMALA DEĞİL, ORASI TÜRKİYE”       

Independent Türkçe’den Melike Çapan’ın haberine göre;  Remzi Diril, 70 gün gün sonra annesinin bulmanın ardından süreci anlattı.

Diril, “Olay yeri inceleme geldi o kadar. Köyün içinde bir tur atıldı ama her yer aranmadı. Drone’larla arandı. Hepsi bu” dedi. 

Anne ve babasına ulaşmak için her kapıyı çaldıklarını söyleyen Diril, şöyle konuştu:

Dolaylı yollardan her tarafa ulaştık; ama kimse bu olayı üstlenmedi. Benim tek istediğim devletin orayı sahiplenmesi. Orası Guatemala, Afganistan, Suriye değil. Orası Türkiye’dir. Böyle şeylerin olması bir güvenlik sorunudur.

Diril, “Böyle anlamsız, cahilce bir katliam nasıl gündeme getirilemiyor. Bu kadar gevşeklik niye? Bu kadar yetersiz mi devletimiz. İki kişi kayıp 70 gündür. Burada bir zayıflık görüyoruz. AFAD karlar erir erimez orada olsaydı çoktan neticelenmişti bu olay. Kendi imkânlarımızla bulduk annemi. Yetkililerden umutluyduk ama şimdi yetkililerden de umudumuzu kesmeye başlayacağız. Oldubittiye gelmesini istemiyoruz. Bir vatandaşın hakları neyse onların yerine getirilmesini istiyoruz” ifadesini kullandı. 

Savcılığın dosyadaki gizlilik kararını kaldırmasını istediklerini belirten Diril, kim olursa olsun bir an evvel bu cinayetin faillerinin bulunup yargılanmasını talep ettiklerini dile getirdi. 

“ARAMA EKİPLERİ 24 SAAT BİLE KALMADAN GİTTİ”

George Diril, yengesinin ve amcasının kaybolmasının ardından Jandarmanın 5'nci günde köye geldiğini dile getirdi.

AFAD’ın bölgeye gelmediğine dikkat çeken George Diril, şu ifadeleri kullandı:

O gün Şırnak Valiliği’nin web sitesinden yayınlanan fotoğraflarda görürsünüz, evin etrafını kordon altına aldılar.

Çok yakın bir çevrede dolandılar ve 24 saat bile kalmadan köyden ayrıldılar. Hatta geldikleri gün gizlilik kararı getirilmişti dosyaya. O gün hiç arama yapılmadı onu net belirtmek gerekir.

Orada kanımca medyaya bir şey vermek, arama yapılıyor diye bunu fotoğraflarda da destekleyip, devlet gerekeni yapıyor demek için yapıldı.

Fotoğraflara bakılırsa çok kötü bir prodüksiyon ürünü aslında. İnsan biraz daha inandırıcı fotoğraf koyar. O gün geri döner, sonrada hava şartları bahane edildi.

Süreç boyunca medyadan da bölgedeki aramaların nasıl ilerlediğini takip eden George Diril, “Demirören Haber Ajansı’nın bir Şırnak muhabiri 2 günde bir haber geçiyordu. Sürekli aynı metni kopyalayıp 'kötü koşullara rağmen arama devam ediyor' diye haber geçiyorlardı. Ben her seferinde bunun yalan olduğunu söylüyordum. Çünkü köyde kimse yok, o ekipten 24 saat bile kalmadan gitti. Ben bunu dile getirdikten sonra da o muhabir hava koşulları nedeniyle ekiplerin geri çağrıldığını yazdı. Ondan sonrada aramayla ilgili yetkililerden hiçbir resmi açıklama yapılmadı. 70 gün haykırmamıza rağmen hiçbir şey söylenmedi. Üçüncü haftadan sonra durum çok normalmiş gibi tamamen unutuldu, göz ardı edildi” diye konuştu. 

70’inci günde kuzeninin şans eseri keçileri otlatırken evlerine çok yakın bir yerde annesinin cesedini bulduğunu söyleyen George Diril, o gün haber verilmesine rağmen hava koşulları sebep gösterilerek helikopter gönderilmediğini ve kuzeninin ertesi güne kadar annesinin başında nöbet tuttuğunu söyledi. 

AİLENİN BAŞINA GELEN İLK KAYIĞP HİKAYESİ BU DEĞİL

90’lı yıllarda aileden 16 yaşındaki Zeki Diril ve 12 yaşında olan kuzeni İlyas Diril, para biriktirmek için gittikleri İstanbul’dan Şırnak’a dönerken, askeri kontrol noktasında gözaltına alındı.

George Diril, o dönemi ve kuzenlerinin bir daha geri dönmeyişini anlattı: 

En son Uludere’de görmüşler. Babam ve kuzenim de onları almaya gitmiş. Belli bir süre babamla kuzenimi de gözaltında tutuyorlar. Çocukları serbest bırakacaklarını ve babam ve kuzenime köye geri dönmelerini söylüyorlar.

O günden bugüne hiçbir haber yok onlardan. Hurmüz Amcam, kaybolmadan önce İstanbul’da bulunduğunda her cumartesi günü Galatasaray’da Cumartesi Anneleri’nin toplandığı yerde fotoğraflarını tutuyordu.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI OLDUĞUMUZU HİSSETTİRSİNLER”

George Diril, kendi çabalarıyla aramaya devam edeceklerini belirterek, “Köyü, çevresini karış karış edeceğiz. Kuzenim amcamın da öldürülmüş olduğuna inanıyor. Bir yerde ona denk gelir miyiz bir yerde bilmiyorum” diye konuştu. 

Yetkililere güvenmek istediğini söyleyen Diril, “Bize, hakikaten Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğumuzu hissettirsinler. Arama için samimi bir şekilde çaba göstersinler. Bugüne kadar hiçbir samimiyet görmedim. En azından ailenin içini rahatlatacak bir açıklama yapılmadı bugüne kadar. Samimi bir destek ve soruşturma istiyoruz. Öncelikle amcam sonra da bu olayın aydınlatılması için soruşturmanın samimiyetle yürütülmesini istiyoruz” dedi. 

ETİKETLER

Editörün Seçimi