Romanlar: Kimse sorunlarımızla ilgilenmedi kendi partimizi kuruyoruz

Özlem TEMENA


TÜKENMEZ HABER - Romanlarla ilgili yaptığı çalışmalarla ‘Avrupa Konseyi Raoul Wallenberg İnsani Yardım Ödülü’nü alan Sıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı Elmas Arus’un verdiği son bilgilere göre, 400’ün üzerinde Roman sivil toplum örgütü faaliyet gösteriyor. Bu artış özellikle 2010’da yapılan Roman Açılımı’ndan sonra yaşanmış.

2019 Avrupa Konseyi Romanlar ve Gezginler Birimi’nin yaptığı son çalışmaya göre ise, Türkiye’deki Roman nüfusu yaklaşık 2 milyon 750 bin. Ancak resmi olmayan tahinlere göre ise en fazla 5 milyon.

Hal böyle olunca Türkiye gibi seçimler ülkesinde Romanların bu sayısı büyük bir oy potansiyeli olarak görülüyor. Her seçim döneminde Roman mahallelerine ziyaretler, etkinliler düzenleniyor. Ancak Roman adaylar ya listede yer almıyor ya da seçilemeyecek yerlerden aday gösteriliyor.

Roman vatandaşların geçtiğimiz günlerde kuruluşunu açıkladıkları Güzel Parti’yi Hüseyin Akbulut’la konuştuk. Roman vatandaşların sorunlarını ilettikleri CHP’den de AKP’den de gerekli ilgiyi görmediklerini söyleyen Akbulut iddialı konuşuyor. Bir sonraki seçimlerde Meclis’e girmeyi hedeflediklerini belirterek, “Son yıllarda bu halk güzel olan her şeye hasret kalmıştır. Biz halkımıza güzel olan her şeyi vaat ediyoruz” diyor.

Güzel Parti'nin ilanı Edirne'de yapıldı.

'KURULUŞU EDİRNE'DE AÇIKLANDI'

Geçtiğimiz günlerde Edirne’de bir araya gelen Roman vatandaşlar Güzel Parti’yi kurduklarını açıkladı. Kurul adına konuşan Sesimi Duyan Yok Mu Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığı ile Mücadele Derneği Genel Başkanı Hüseyin Akbulut, ‘2020’nin Ocak ayında partinin kuruluş işlemlerinin tamamlanacağını’ belirtti.

Güzel Parti’nin kuruluş ve isim hikayesini Hüseyin Akbulut’a soruyoruz. Roman vatandaşların sorunlarına CHP ve AKP’nin de aynı mesafede uzak durduğunu belirtiyor Akbulut. Partinin isim hikayesini sorduğumuz da ise “Son yıllarda bu halk güzel olan her şeye hasret kalmıştır. Biz halkımıza güzel olan her şeyi vaat ediyoruz” cevabını alıyoruz.

Güzel Parti’nin kuruluş aşamasının 2020 yılında tamamlanması bekleniyor. Bütün Roman camiasında bir sevinç olduğunu belirten Akbulut; “2020 yılında Güzel Parti’yi Allah’ın izniyle kuracağız. Bütün illerdeki Roman camiasında büyük heyecan var. Aslında çok uzun zamandır bu partinin kurulması isteniyordu fakat öncülük yapacak biri gerekiyordu. Ben ve dava arkadaşlarım ‘bismillahirrahmanırrahim’ diyerek yola çıktık. Allah utandırmaz inşallah.” diyor.

‘AKP VE CHP İÇİN DURUM AYNI’

STK’ların yaptığı yüzlerce raporun AKP ve CHP tarafından dikkate alınmadığını belirtiyor Akbulut; “Ülkenin her yerinden gelen STK başkanları yüzlerce çalıştay yaptı. Roman vatandaşlarının sorunları belirlendi, sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na teslim edildi. Ne yazık ki her iki lider vermiş olduğu sözleri yerine getirmedi. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’yla iki yıl Hilton Otal’de düzenlenen Roman Buluşması’nda bir araya gelmiştim. Kılıçdaroğlu 'MYK toplantısında Romanların sorunlarını gündeme getireceğim ve CHP programına dahil edeceğim ve sizin sorunlarınız bizim parti programımızda bir kanun maddesi olarak kabul edilecek' demişti. Ancak sorunlar hala bekliyor, AKP de CHP de durum aynı. Roman vatandaşlar olarak sorunlarımız masada bekletiliyor” diyor.

'ROMAN VEKİLLER İSTERSE PARTİMİZE KATILABİLİR'

Meclis içerisinde AKP ve CHP içerisinde birer Roman milletvekili yer alıyor. Roman vekill sayısının yeterli olmadığının altını çizen Akbulut basın toplantısında "CHP, Özcan Purçu'yu Meclis'e milletvekili olarak gönderdi; AKP de Cemal Bekle'yi milletvekili olarak Meclis'e gönderdi. Tabii bunlar, konu mankeni olarak gönderildiler. 5.5 milyon oyu olan Romanlar, 1'er milletvekiliyle susturulmaya çalışıldı" demişti. Vekillere davet gönderip gönderemeyeceklerini soruyoruz. Akbulut'un cevabı; "Özcan Purçu ve Cemal Bekle isterlerse partimize katılabilir" oluyor.

Bugüne kadar onurlarının kırıldığı zamanlar olduğunu belirten Akbulut, partinin kuruluş amacını şöyle açıkladı:

‘ROMANLARIN OYUNU KİM ALIYORSA SEÇİMİ O SİYASİ PARTİ KAZANIYOR’

‘Çoğu zaman Roman vatandaşların ikinci üçüncü sınıf görülerek oy deposu muamelesi gördüklerini söylüyor’ Akbulut. Rakamlarla devam ediyor anlatmaya;

“Romanları yönetime katmamışlar, katsalardı 5 binde bir kişiye tekabül eder örneğin. Romanların oy oranı 5 bin 700’dür. Buna rağmen 96 yıllık Cumhuriyet’imizde yalnızca iki adet vekil Meclis’e gitmiştir. Romanların oyunu hangi siyasi parti alıyorsa, o siyasi parti seçimi kazanıyor. Ancak Romanların meclis üyesi talepleri dahi reddediliyor. Aynı mahalleden üç kişiyi belediye meclis üyeliğine seçip listelerinde yer veriyorlar fakat Romanlara gelince seçilemeyecek yerlerden listeye konuluyor, maksat Roman vatandaşların oyunu alabilmek. Oy deposu olarak onların gözünde yer alıyoruz.”

'HALKIMIZA GÜZEL OLAN HER ŞEYİ VAADEDİYORUZ'

Güzel Parti'nin isim hikayesini sorduğumuz Akbulut şöyle anlatıyor;

Türk insanı dünyanın en güzel insanlarından oluşuyor. Kalpleri, ruhları güzel vicdanları güzel, merhametleri güzel. Güzel olan herşeye Türk halkı laiktir. Lakin son yıllarda bu halk güzel olan her şeye hasret kalmıştır. Biz halkımıza güzel olan her şeyi vaat ediyoruz. Güzel yarınlar insanları bekleyecek, bu yüzden Güzel Parti adını seçiyoruz. Artık bundan sonra bütün partiler kadrolarına Roman vatandaşları da katma yarışına girecekler dediğimiz gibi yarınlar çok daha GÜZEL olacak. Fakat bu çok geç kalınmış bir hamle olacak.”

'AYRIMCILIĞIN, ÖTEKİLEŞTİRİLMENİN ACISINI ÇOK İYİ BİLİYORUZ'

Bir sonraki seçimlerde Meclis’e girmeyi hedefliyor Güzel Parti. Pozitif ayrımcılıktan, işsizliğe kadar pek çok alanda çalışmalarını sürdürecek. Güzel Parti’nin Meclis’e girince yapılacak projelerini ise şöyle sıralıyor Hüseyin Akbulut;

“Pozitif ayrımcılığa son vereceğiz. Çünkü bizler yıllarca ayrımcılığa, ötekileştirilmeye maruz kaldık ve bunun acısını çok iyi biliyoruz. Bu acıyı hiç bir Türk vatandaşına yaşatmayacağız. 1984 yılından bu yana Meclis’te millet vekili olarak gerçek halkı temsil eden tabanın sesi olacak. Güzel Parti gerçek halkın temsilcileri olan vatandaşlarımızı Meclis’e meclise gönderecektir. Bu insanlar açlığın ve yoksulluğun içinden gelmiş insanlar olacak. Tabiri caize gerçek temsilcileri olacaktır. 1984 yılından bu zamana kadar Meclis’te fabrikatörler, sanayiciler, işletmeciler vekil olarak gönderilmiştir. Bu vekiller açlıkla yoksulluğu bilmeyen insanlardan oluşmuştur. Dolayısı ile halk aç ziyan sefil perişan deselerde tesiri olmuyor.

'EN ACİL PROBLEM KENTSEL DÖNÜŞÜM'

Aynı zamanda sanayileşmeye için fabrikaların kurulmasını acil olarak hayata geçireceğiz. İnsanlar ve gençler işsiz sokaklarda dolaşıyor. Üniversite bitirmiş gençlerimiz iş bulamıyor. Gençlerimiz bu yüzden uyuşturucu batağına saplanmıştır ve bu gençleri bu bataklıktan kurtarmak için çabada sarf edilmiyor. AMATEM ve rehabilitasyon merkezleri de önceliğimiz olacaktır. Bir de fen liselerinin sayısını 20 kat artıracağız çünkü bizim çocuklarımız çok zekidir bu liselerde çok başarılı olacaklardır. Romanların en acil problemi kentsel dönüşümdür. Kendi yaşam tarzlarına uygun şekilde bir kentsel dönüşüm yapılması gerekir. Eğitim ve işsizlik örneğin Roman gençlerine daha çok çöpçülüğü reva görüyorlar. Üniversite bitirmiş binlerce gençlerimiz devlet dairelerinde ise alınmıyor çünkü o göreve laik görülmüyorlar.”

PARTİ FİKRİNE İTİRAZLAR DA VAR: FARKLI BİR TOPLUMSAL BEKLENTİ Mİ HEDEFLENİYOR?

Diğer taraftan Güzel Parti fikrine karşı çıkanlar da var. Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Şallı, dernekleri içerisinde 'Romanları temsilen bir siyasi parti kurulması düşüncesi' olmadığını açıkladı. Şallı, Edirne'de gerçekleşen basın toplantısının ardından, "Maşallah. Bir biz eksiktik o da tamamlandı” paylaşımında bulundu. Yaptığı yazılı açıklamada 'Türkiye'de Romanların siyasi örgütlenmesi gerçekleşir mi şimdiden bilinmez ama, Roman sorunlarına bakış açısı zamanla siyasallaşır.' ifadelerini kullanan Şallı "Siyasi parti kurulması istediği Roman vatandaşların toplumsal talep ve istediği midir? Yoksa bazı Roman dernek başkanlarının siyasal beklentilerinin karşılanıp karşılanmaması sorunu mudur?  Yoksa farklı bir toplumsal beklenti mi hedeflenmektedir?" sorularını da yöneltiyor. 

ETİKETLER

Editörün Seçimi