Nor Zartonk: Hükümetin planlı bir müdahalesi ile karşı karşıyayız

Türkiye Ermenileri Patriği Mesrop Mutafyan’ın vefatının ardından tekrar gündeme gelen Patrik seçim sürecine ilişkin tartışmalar, İçişleri Bakanlığı’ndan gelen talimatname ile hız kazandı. Talimatnameye tepki gösteren Nor Zartonk, İçişleri Bakanlığı’ndan gelen talimatnameye ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

Türkiye Ermenileri tarafından kurulmuş bir sivil toplum örgütü olan Nor Zartonk'un 'Hukuksuz talimatnameyi tanımıyoruz' başlığı ile yayımladığı açıklamada, Mutafyan’ın ağır bir hastalığa yakalanması ile başlayan sürecin sıkıntılı geçtiği belirtilerek, “Erdoğan hükümetinin tüm bu süreçteki tavrı Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından ‘din ve inanç özgürlüğünün ihlali’ olarak değerlendirilmişken bu durumdan nemalanan yozlaşmış yöneticiler bu karara kayıtsız kalmış ve devletin daha fazla müdahalesine payanda olmuşlardır. Kısa bir süre önce ilan edilen ve halktan ciddi tepkiler toplayan talimatname bir anlamda, bu şahısların da tavır ve tutumlarının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır” ifadelerine yer verildi.

Eda Narin’in İndependent Türkçe’de yer alan haberine göre Mutafyan’ın hastalığı ile başlayan tarihsel sürece değinilen açıklamada, “2009’a kadar uzanan süreçte eş patrik yanlıları ile yeni bir patriğin seçilmesi gerektiğini savunanlar arasında sert tartışmalar yaşanmış, her iki taraf da yasal yollara başvurmuşlardır” denildi.

'PATRİK SEÇİMİNDE DAİMA GEÇİCİ VE KEYFİ ÇÖZÜMLER ÜRETİLDİ'

Açıklamada, Ermeni toplumunun katılımcı, çok sesli bir iç işleyişe ve temsiliyet mekanizmasının inşa edilmesinin gerekliliğine değinilerek, “Halkın temsil edilebileceği bu veya benzeri sivil mekanizmaların eksikliği Ermeni toplumunun tüm alanlarında kendisini hissetirmektedir. Devlet, lağvettiği bu mekanizmaların yerine herhangi bir yapısal çözüm getirmemiş, diğer birçok konuda olduğu gibi patrik seçimi konusunda da daima geçici ve keyfi çözümler üretmiştir. Bugüne kadar yapılan patrik seçimleri birbirinin benzeri talimatnameler ile yürütülmüştür” denildi.

'BAZI MADDELER HUKUKA AYKIRI MÜDAHALE TEŞKİL ETMEKTEDİR'

İçişleri Bakanlığı’ndan gelen talimatnamedeki bazı maddelerden örneklerin verildiği açıklamada, şu ifadeler yer alıyor:

“Yeni talimatnamenin bazı maddeleri, örneğin seçme yaşının 18’e düşürülmesi gibi olumlu değişiklikler içerse de temel hak ve özgürlüklerin idarî işlemlerle sınırlandırılması açıkça bu haklara hukuka aykırı bir müdahale teşkil etmektedir. Nitekim İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni talimatnameye göre patriklik makamına sadece ‘İstanbul Ermeni Patrikhanesine mahsus episkoposlar’ aday olabilecektir.

Azınlıkların, toplumsal yaşamlarını herhangi bir müdahale olmaksızın özgürce yaşadığını sık sık dillendiren Erdoğan ve hükümeti bugün patrik seçimine açıkça müdahale etmektedir. Ermeni Milli Anayasasında yer alan ‘patrikliğe mahsus olma şartı’ dönemin koşullarında kilise hukukuyla ilgilidir.

Ayrıca bu ifade Osmanlıca metinde ‘İstanbul Ermeni Patrikhanesine mahsus episkoposlar sınıfına dahil olmak’ şeklinde değil ‘ez kadim patrikliğe mahsus olan episkoposların sınıfından’ şeklinde yer almaktadır. Burada da İstanbul’a herhangi bir vurgu yapılmamıştır.  Son patrik seçimlerinde uygulanan 1961 talimatnamesinde de böyle bir şart bulunmamaktadır. Diğer bazı özel şartların yanında episkopos olmak adaylık için yeterli kabul edilmiştir.”

'HÜKÜMETİN PLANLI MÜDAHALESİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ'

“Erdoğan hükümetinin planlı bir müdahalesi ile karşı karşıyayız” denilen açıklamanın devamında şöyle denildi:

“Son talimatnamede getirilen bu kısıtlamanın seçime katılmaya hakkı olan ve yurtdışında görev yapan Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı patrik adaylarını engellemeye yönelik bir müdahale olduğu ve bir hak gasbına yol açtığı aşikardır. Bir diğer yanıyla bu müdahale Türkiye Ermenilerine, Diaspora ve Ermenistan’da yaşayan Ermenilere karşı mesafe almayı dayatan ayrımcı bir uygulama teşkil etmektedir. Bu noktada AYM’nin patrik seçiminin ‘Anayasa’nın 24. maddesinde güvence altına alınan din özgürlüğünün ihlal edildiğine’ karar veren gerekçeli kararının 124. maddesini hatırlatmakta fayda görüyoruz.

Ayrıca gerekçeli kararın 99. maddesinde de ‘Anayasa’nın 24. maddesinin devlete din özgürlüğünü ihlal etmeme şeklinde yalnızca negatif yükümlülükler değil aynı zamanda bu özgürlüğün rahatça kullanılabileceği bir ortamı sağlama şeklinde pozitif yükümlülükler de yüklediğinin’  hatırda tutulması gerektiği belirtiliyor.

'HERKESİ BİRLİKTE MÜCADELEYE DAVET EDİYORUZ'

Açıklamanın ‘İnanç özgürlüğüne müdahale’ başlıklı kısmında Patrik Kaymakamı Maşalyan ve Müteşebbis Heyet’in talimatnameyi ‘kesin bir dille reddetmesi’ ve ‘ivedilikle gerekli idari ve hukuki adımları atması’ gerektiği vurgulandı.

Açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi:

“Ermeni toplumunun gözü önünde oynanan bu oyunda devletin müdahalesini haklı göstermek, seçim sürecini oldu bittiye getirmek, kişisel menfaatleri uğruna bu oyunun bir parçası olmak isteyenler mutlaka olacaktır.  Bunlardan bazıları Ermeni halkının kamusal varlıklarını fiilen gasp etmiş durumdadır ve konumlarının sürekliliği düzenle kurduları çarpık ilişkilere bağlıdır. Nitekim henüz talimatname ortada yokken Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı Başkanı Bedros Şirinoğlu yaptığı açıklamalarla kendini ifşa etmiştir.

Ermeni toplumunun, geleneklerinin, kurumlarının, hak ve özgürlüklerinin savunucusu ve takipçisi olan insanları sindirmeye yönelik ifadeleri ummadığı bir tepkiyle karşılaşmış ve halkın açık tavrı karşısında geri adım atmıştır. Nor Zartonk olarak bu hukuksuz talimatnameyi ve bu çarpık zihniyeti tanımıyoruz! Devletin, inanç ve örgütlenme özgürlüğüne açık müdahalesini reddediyoruz! Bütün diğer tartışmalar bir yana, Patrik Kaymakamı Maşalyan’ı, Müteşebbis Heyeti ve vakıf yöneticilerini açık ve onurlu bir duruş sergilemeye, görevlerini yerine getirmeye davet ediyor ve bu onurlu duruşu sergileyecek herkesin yanında olacağımızı açıklıyoruz. Doğrudan inanç ve örgütlenme özgürlüğüne yönelen bu hukuksuz müdahale karşısında adil bir seçimin yapılması için, tıpkı Kamp Armen Direnişinde olduğu gibi, Ermeni halkının bir arada durarak acilen açık ve somut bir tavır alması gerekmektedir. Adaletsizliğe ve gözlerimizin önünde oynanan bu oyuna karşı herkesi birlikte mücadeleye davet ediyoruz.”

ETİKETLER

Editörün Seçimi