Rumca yayınlanan günlük gazete Apoyevmatini 95 yaşında

Bugün 34.132. nüshası okurları ile buluşan Rum gazetesi Apoyevmatini'yi Mihail ve oğlu Minas Vasiliadis, gazeteyi son beş yıldır evden çıkarıyorlar. Geçen yılın ortalarında Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Basın Hizmet Ödülüne değer görülen Vasiliadis, "Bu devlet bize basın kartı vermedi ama İstanbul Kartım var çok şükür her yere onunla gidiyorum" dedi.

Bianet'ten Ayşegül Özbek'in haberine göre, 2014’ten bu yanan gazeteyi evinden çıkaran Mihail Vasiliadis aynı şekilde çalışmaya devam ediyor. Vasiliadis geçen yılın ortalarında Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Basın Hizmet Ödülüne değer görüldü.
Vasiliadis sözleri ise sitem içeriyor "Bu devlet bize basın kartı vermedi ama İstanbul Kartım var çok şükür her yere onunla gidiyorum" diyor. Gülerek ama sitemle...

Mihail Vasiliadis'in eczacı iki amcası 1925 yılında kuruyor gazeteyi. 90 yıl boyunca Beyoğlu Suriye Pasajı'ndaki ofislerini kapatmak zorunda kaldılar. Gazeteyi artık evde çıkarıyorlar:

"Amcalarım kendi meslekleri yaptırılmayıp gazeteci oldular. Lozan sonrası ekonominn azınlıkardan çoğunluğa geçmesi için alınan tedbirler vardı. Baroyu Rum, Ermeni, Musevi avukatlardan arındırmak gibi. Bunların arasında eczaneler de vardı. O dönem sadece ilaç satmıyor aynı zamanda imal ediyor da. Bir kararname çıkıyor. Her mahallede sadece bir eczane kalacak diye. Rum, Ermeni, Yahudi eczaneler kaybediyor tabi. Bir tek yerli ve milliler. Patronken çalışan durumuna geldiler."

2002'de devralıyor gazeteyi Vasiliadis:

"Apoyevmatini'nin tirajı 80'e düşmüştü ben devraldığımda. Kopyala yapıştır haberlerdi. Hedefim eskiden olduğu gibi her Rum evine girmesiydi. İki ayda tiraj 600'e çıktı, 601 olmasına imkan yok."
Gülerek, "Bugün dünyada en yüksek tirajlı gazete. 600 aileye 600 gazete" diyor.

Gazetenin hem editörü hem muhabiri hem pazarlama müdürü yani her şeyi baba-oğul. Minas Vasiliadis Apoyevmatini'nin geleceğini nasıl görüyor, bir hayali var mı bu miras için?

"Eğer toplumumuzla ilgili demografik sorunumuz olmasaydı gazete de iyi gidecekti. Nüfus sorunumuz olduğu için gazetenin geleceğini de bilemiyoruz.

"On beş yıl önce burada çalışmaya başladığımda yazılarıma bakıyordu, beni yönlendiriyordu babam. Çok iyi bir mentor oldu. Yavaş yavaş başladım, artık gazeteyi devraldım. Şimdi gelecek için ne olacak bilmiyorum.

"En büyük endişem bütün bu işlerimi babam olmadan tek başıma nasıl yapacağım. Bütün bu işleri tek kişi üstlenemez. Gazeteye bir iki kişi almak lazım bu da olamayacak galiba çünkü bu kişilerin masrafını karşılayamam. Demek ki bu işi tek başıma yapmaya devam edeceğim. Bilemiyorum.

"Şu anda plan yapamıyorum, maddi durum kötü olduğu için. Arada sırada Atina'dan bazı üniversitelerden bana öğrenci staj için yollamak isteyen hocalar oldu ama istemedim. Çünkü onların ücretini ödeyemem. Stajyer bile olsa emek verecek çünkü ve bunun bir karşılığı olmalı. Prensip olarak bunu istemem."

2011'de kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış ve bazı girişimlerle çıkmaya devam etmişti gazete. "Bu kapanmama sadece bir ertelemeydi" diyor Mihail Vasiliadis.

"En büyük sorun bir gazete mi yayınlayacağız yoksa herhangi bir matbu mu? Eğer bir mali gücü olan bir kurumun yandaşı olarak hareket edeceksem sorun yok, ama eğer gazetecilik yapmak istiyorsam ayakta kalmak çok zor. Ve nüfus azaldıkça bu sorun büyüyor çünkü yandaşlar kalıyor ortada. Sorunları gerektiği gibi görüp de ona karşı çıkmak isteyenler de artık pek yok."

Gazete basılı olarak geriye kalan 600 Rum aileye ulaşıyor. 2011'deki kampanyayla birlikte Rumca bilmeyip de "Apoyevmatini bir kültür mirasıdır ve yaşamalıdır" diyen abonelerle kabaca 2000 kişiye ulaşıyor.

"Bizim ayakta durabilmemiz bu aboneler sayesinde biraz da. O açıdan memnun olmamak mümkün değil. Manevi destek olarak bize yansıyor. Ama maalesef bir tek manevi destekle bu gazetenin çıkmasına imkan da yok. Bugünden ileriye bakarsak gazeteyi kapatmamız lazım. Ama biz ileri değil geriye bakıyoruz. Sırtımızdaki yük nedir diye bakıyoruz. Bu yükü kaldırmanın da fazla para kazanmaktan daha önemli olduğu düşüncesiyle aptalca hareket ediyoruz. Böyle düşünenler bugün aptal sayılıyor çünkü" diyor Mihail Vasiliadis

PDF formatında da abonelere gidiyor gazete. Avustralya, Güney Amerika, ABD, Fransa, Kanada, Brezilya, İsviçre, Almanya... 15-18 saatte çıkıyor.

7 kişilik dağıtım ekibi var. Çoğunu evlere dağıtıyorlar. Buradan gelen para dağıtım ekibine kalıyor.

Peki, Basın İlan Kurumu'ndan gelmesi gereken ilanlara ne oldu? Mihail Vasiliadis şöyle anlatıyor:

"O mücadeleyi 2011 yılında verdik de nedense vakıflarımız araya girdi, yardım etmek için, bilmedikleri işe girdiler. Bu nedenle bize ilan verilmesi gerektiği yerde senede bir kere, o da içlerinden gelirse yardımda bulunuyorlar. Geçmişten güç alarak istikbalde birkaç adım atabilmek tek hedefimiz. Hiç olmazsa 100. yılı alnımızın akıyla görebilmek. Kutlamak değil, görebilmek..."

ETİKETLER

Editörün Seçimi