CHP’li Özkoç: Sağlık çalışanlarına birer maaş prim önerdik, kabul edilmedi

Fotoğraf: AA

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, "Ne yazık ki koronavirüsle mücadele sürecini en az hasarla atlatmasını sağlayabilecek önerilerimiz Genel Kurulda kabul görmedi" dedi. Özkoç, sağlık çalışanlarına salgın süresince birer maaş prim verilmesini önerdiklerini ancak bunun da kabul edilmediğini belirtti. 

Genel Kurulda dün ekonomiye ilişkin ‘torba’ kanuna, koronavirüsle mücadelenin ekonomik ve sosyal ayağını oluşturabilmek için bazı eklemeler yapıldığını hatırlatan Özkoç, "Sicil affı, emekli maaşının tabanının 1500 liraya çıkarılması, karşılıksız çekle ilgili düzenleme, kısa çalışma ödeneği, turizm sektörüne kısmi destek bizim de katkı verdiğimiz maddelerden bazılarıydı. Ancak bunların yeterli olmadığını hem Genel Kurul öncesi komisyon toplantılarında hem de grup başkanvekilleriyle yaptığımız toplantılarda defaatle söyledik" dedi.

'SALGINI EN AZ HASARLA ATLATMAYI SAĞLAYACAK ÖNERİLERİMİZ KABUL GÖRMEDİ'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıkladığı, ekonomik ve sosyal önlemleri içeren 13 maddenin uygulanmasına yönelik 22 ayrı önergeyi dün Meclis'e sunduklarını belirten Özkoç, "Ne yazık ki toplumun büyük bölümünün koronavirüsle mücadele sürecini en az hasarla atlatmasını sağlayabilecek önerilerimiz Genel Kurulda kabul görmedi" dedi.

Özkoç, aile sigortasıyla ihtiyaç sahibi ailelere aylık 2 bin lira verilmesi, işçilerin işten çıkarılmalarının önlenmesi, doğal gaz, su ve elektriği kesilen tüm vatandaşların hizmetinin açılarak, borçların yapılandırılması, çiftçilerin, Ziraat Bankası ve kooperatiflere olan borçlarının ertelenmesini önerdiklerini ancak kabul edilmediğini söyledi. Özkoç, kabul edilmeyen önerilerinin arasında vatandaşların kredi kartları dahil bankalara olan tüm borçlarının yeniden yapılandırılmasının da bulunduğunu ifade etti.

‘SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN ÖZEL DÜZENLEME YAPILMALI’

Koronavirüsle mücadelenin temel dayanağını oluşturan, canları pahasına mücadele veren sağlık çalışanları için özel düzenlemeler yapılması gerektiğini vurgulayan Özkoç, "Onları korumak, yaşamlarını, ailelerini bir nebze olsun rahatlatmamız gerekiyor. Bu konudaki bütün önerilerimiz tam manasıyla karşılık bulmadı. Halen, verilen sözlere rağmen hekimlerimizin çalışma ortamlarına dahi güvenle gidebilmelerini mümkün görmüyoruz" diye konuştu.

Özkoç, sağlık çalışanlarına salgın süresince birer maaş prim verilmesini önerdiklerini ancak bunun da kabul görmediğini belirtti.

'SÜREÇ BÖYLE YÖNETİLEMEZ'

Koronavirüste 'temel tehdidin, taşıyıcılar olduğunu' söyleyen Özkoç, bu noktada sosyal teması azaltmanın, test ve şeffaf bilgilendirmenin, mücadelede en önemli ayağı oluşturduğunu kaydetti.

'ANALİZ HARİTASI DERHAL HAYATA GEÇİRİLMELİ'

Özkoç, Sağlık Bakanlığınca hasta, iyileşen vaka, hayatını kaybeden vaka sayılarının monitörize edilmesi ve kısa zamanlı güncellemelerle kamuoyuna duyurulması gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ülkemizdeki vaka analiz haritası derhal hayata geçirilmelidir. Dünya tam zamanlı süreci takip ederken biz, gün sonu Sağlık Bakanı'nın açıklamasını, sosyal medya paylaşımını bekliyoruz. Salgın hastalıkla mücadele süreci böyle yönetilmez. Dünya böyle yapmıyor.

İlk günden bu yana test sayısının çoğaltılmasını ve 81 ilde yapılabilir olmasını söyledik. 15 gün geçti, dün itibarıyla Sağlık Bakanı'nın 83 milyonluk Türkiye için açıkladığı test sayısı 27 bin 969. Bu rakam, Güney Kore'nin tek bir günde yaptığı test sayısıdır. Derhal sayıyı artırmalıyız ve süreci şeffaflaştırmalıyız."

'GENEL KURULDA 250 KİŞİ VARDI BU ENFEKSİYON RİSKİ VAR DEMEKTİR'

TBMM Genel Kurulunda dün 250 milletvekilinin bulunduğuna işaret eden Özkoç, "250 kişi içinde tek bir vakanın dahi bulunması, 250 kişiye enfeksiyon bulaşma riski demektir. Az önce beni aradılar, Dünya Finans Merkezi inşaatında 3 bin kişi çalışıyor. 10'a yakın koronavirüs vakasına rastlanmış. İnsanlar tedirgin; bir taraftan ekmek derdindeler, diğer taraftan korku içinde yaşıyorlar" diye konuştu.

'İNSANLARI SİYASET YAPTIĞI İÇİN İÇERİDE TUTMAK KAMU VİCDANIA SIĞMAZ'

Özkoç, gazetecilerin infaz düzenlemesine ilişkin sorusuna "Uyuşturucu, çocuğa taciz, kadına şiddet konularında hassasiyetimiz devam ediyor. İnsanları yalnızca konuştuğu, düşündüğü, mesleğini yaptığı, siyaset yaptığı için cezaevinde tutarsanız bu, kamu vicdanına asla sığmaz. İçerideki insanlarımızın da yaşam haklarının var olduğu, her birinin yaşam haklarına saygı duyduğumuz için onların yaşamlarını koruma altına alacak tedbirler, infaz yasası içine girmeli. Onların cezaevlerinde nasıl daha çok kalacağıyla ilgili yöntemleri araya sıkıştırmadan 83 milyonun hayatını düşünmek zorundayız" diye yanıt verdi.

AA

ETİKETLER

Editörün Seçimi