Kılıçdaroğlu, Davutoğlu ve Karamollaoğlu aynı etkinlikte

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, önümüzdeki haftalarda parti kurmaya hazırlanan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Avrasya Sanayi ve İş Adamları Derneği (ASİAD) Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Kılıçdaroğlu, “Doğan herkes vergi veriyor, nereye gidiyor bu paralar” diye sordu. 

‘BU SORUNLARI AŞMAK ZORUNDAYIZ’

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

“Evet bir sorun yaşıyoruz. Bu sıradan bir sorun değil. Sorunu değişik açılardan dile getirebiliriz. Ama bu sorunları aşmak zorundayız.

‘1970'Lİ YILLAR TÜRKİYE, YUNANİSTAN, İSPANYA, PORTEKİZ AŞAĞI YUKARI AYNI DÜZEYDEYDİLER’

Sizi biraz geriye götüreyim. 1970'li yıllar Türkiye, Yunanistan, İspanya, Portekiz aşağı yukarı aynı düzeydeydiler. Kişi başına geliri de aynı düzeydeydi.

‘BUNUN SORUMLUSU DA SİYASETÇİLERDİR’

Eğer biz 49 yılda az önce saydığım ülkelerin gerisine düştüysek bunun sorumlusu da siyasetçilerdir.

‘GELECEK VADEDEN BİR BÖLGE’

Siz iş dünyasının önemli aktörlerisiniz. Bir alana yoğunlaşmış durumdasınız Avrasya'ya. Yeni bir bölge. Gelecek vadeden bir bölge. Zengin doğal kaynakları olan bir bölge. Bu bölgede söz sahibi olmak istiyorsunuz. Üstelik kültürel açıdan da ilişkilerimizin giderek gelişmesi gereken bir bölge. Biz Avrasya bölgesini yıllardır ihmal ediyoruz. Hangi gerekçeyle?

‘İŞ İNSANI İSTİHDAM YARATAN KİŞİ DEMEKTİR’

İş insanı üretim demektir, alın teri döküyorsunuz. İş insanı istihdam yaratan kişi demektir. Ülkenin sosyal dokusuna, çözüm üreten kişi demektir.

‘ÖNÜNÜZDE BİR SÜRÜ ENGEL VAR’

Sizin önünüzde bir sürü engel var. Bunu kaldıracak olan da siyaset kurumu.

‘TÜRKİYE BU BELALARDAN NASIL KURTULUR?’

4 aşamalı bir çözümden söz edeceğim. Türkiye bu belalardan nasıl kurtulur, nasıl büyür nasıl kalkınır?

‘YARGININ BAĞIMSIZ OLMADIĞI BİR ÜLKE GELİŞMEZ’

Borç alarak saygınlık kazanamazsınız ancak emir almaya alışırsınız. Borç alarak ancak tefecilere hizmet eden bir ülke yaratırsınız. Dolayısıyla sizin üretmeniz ve alın terine değer vermeniz gerekiyor. Birincisi, hukukun üstünlüğü, demokrasi. Demokrasinin olmadığı, yargının bağımsız olmadığı bir ülke gelişmez.

‘AKSİ HALDE TOPLUM KALKINAMAZ’

Ben farklı düşünüyorsam bunu o toplumun zenginliği olarak düşünmemiz lazım. Aksi halde toplum kalkınamaz. Biz şimdi, farklı düşündüğümüz için cezalandırılıyoruz.

‘BU ANLAYIŞA TESLİM OLMAYIN’

Adaleti eğer görmezden gelirseniz, benim her söylediğim kanundur, adalettir diye bir anlayışa teslim olursanız Türkiye büyümez. Bu anlayışa teslim olmayın, yani ayağınıza kurşun sıkmayın.

‘GÜÇLÜ BİR SOSYAL DEVLET OLURSA ÜLKEDE BARIŞ VE HUZUR OLUR’

İkincisi üreten Türkiye. Elbette yeri gelir borçlanırsınız. Borçların çevrilebilir olması lazım. Üretmek, her alanda üretmektir. Tarımda üreteceksiniz. Net ithalatçı olduk tarımda. Fabrikada üreteceksiniz. Güçlü bir sosyal devlet olursa ülkede barış ve huzur olur.

‘YAŞA TAKILDIK EMEKLİ OLAMIYORUZ DİYORLAR’

Şimdi EYT'liler var. Yaşa takıldık emekli olamıyoruz diyorlar. Çalışın. Çalışamıyoruz diyorlar. Çalışıp prim öderlerse emekli aylıkları düşüyor. Çalışacağım daha fazla prim ödeyeceğim, emekli olduğumda daha az emekli aylığı alacağım. Akıl var mantık var. Bunu reform olarak geniş kitlelere anlattılar. Bir Allah'ın kulu çıkıp da bu nasıl reform demedi. Hepimizin bu konuda duyarlı olması lazım. Aile sigortasını o yüzden söyledim. Aile sigortasına ihtiyaç var.

‘DÜNYA ÇAPINDA KAÇ ÜNİVERSİTEMİZ VAR’

Üçüncü aşama, sürdürülebilirlik. Bunu sürdürülebilir kılmanız lazım. Bana söyler misiniz, dünya çapında kaç üniversitemiz var. Üniversiteler de artık sınıf sınıf oldu. 1. sınıf, 2. sınıf, 3. sınıf üniversiteler. Hocası olmayan üniversiteler.

‘HER MESLEĞİN BİR ETİĞİ VAR’

Size öğrenciliğimde devrim tarihi kitabında okuduğum bir bölümü anlatmak isterim. İkinci dünya harbinden sonra Almanya.'da taş taş üstünde kalmıyor. Amerikalılar gelmişler. Amerikalı general döner Alman generale şunu der: Artık Almanya uzun süre belini doğrultamaz der. Alman General şunu söyler: Evet doğrudur Almanya'da taş taş üstünde kalmadı ama bir şeyi sakın unutmayın, Almanya'nın üniversiteleri hâlâ ayakta. Biz savaşa da girmedik arkadaşlar ne oldu böyle? Hep yanlış tercihlerde bulunduk. Davutoğlu başbakanlık yaptığı dönemde siyasi etik kanununun hayata geçireceğini söylemişti. Hayatımda duyduğum en güzel cümlelerden biriydi. Her mesleğin bir etiği var. Siyasetin işi yalan söylemek.

‘YETER ARTIK DEMEYECEK MİSİNİZ?’

Sizler iş dünyasının değerli aktörleri olarak, yeter artık demeyecek misiniz? Türkiye'ye ahlaklı siyaset gerekmiyor mu? Sizler vergi veriyorsunuz. Korkudan vergim nereye gidiyor diye soramıyorsunuz.

‘NEREYE GİDİYOR BU PARALAR’

Doğan herkes vergi veriyor, nereye gidiyor bu paralar.

‘SİYASAL İKTİDARA ASLA GÜVEN DUYULMUYOR’

Siyasal iktidara asla güven duyulmuyor. Bankadaki mevduatların yarısından fazlası dolar cinsinden. O zaman ciddi bir sorunumuz var. Ekonomik olarak Rusya'ya bağımlı hale geldik. Enerji olarak Rusya'ya bağımlılığımız yüzde 50'leri aştı. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok.

‘EĞİTİM SİSTEMİNİ BOZDUĞUNUZ ANDAN İTİBAREN O ÜLKE GERİ KALIR’

Bir ülkeyi geri bıraktırmak için, bir şeyi yapmanız ihtiyaç var. İşgal etmenize gerek yok. Eğitim sistemini bozduğunuz andan itibaren o ülke geri kalır. O yüzden eğitim önemli.

DAVUTOĞLU, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜN ÖNEMİNİ DİLE GETİRDİ

Eski Başbakanlardan Ahmet Davutoğlu da fırsatları değerlendirme, vizyon üretme ve krizleri yönetmenin en asgari şartının düşünce özgürlüğü olduğunu anlattı. Krizleri yönetilmek için bütün fikirlere açık bir kriz yönetim stratejisinin uygulanması gerektiğini anlatan Davutoğlu, krizlerin konuşulmasının düşünce özgürlüğünün kısıtlanmasına neden olacağını söyledi. Hukukun üstünlüğünün önemini dile getiren Davutoğlu, rasyonel ekonomi yönetiminin hamasetle ve psikolojik dürtüleri tahrik ederek olamayacağını söyledi.

ETİKETLER

Editörün Seçimi