Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından 'Öcalan' açıklaması: Bütün toplum tecrit altında

Asrın Hukuk Bürosu Avukatları, müvekkilleri PKK Lideri Abdullah Öcalan ile 7 Ağustos 2019 tarihinde gerçekleştirdikleri görüşme sonrası gelişmeleri değerlendirmek için Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği ile birlikte ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.

İstanbul’da bulunan Taksim Hill Otel’de düzenlenen toplantıya HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, TİHV Başkanı Prof Dr. Şebnem Korur Fincansın, İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, ÖHD Eş Genel Başkanı Ayşe Acinikli, Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) avukatlarından Gülhan Kaya ve Sezin Uçar da katıldı.

"İMRALI TECRİT SİSTEMİ"

Açıklamada Asrın Hukuk Bürosu Avukatlarından Rezan Sarıca basın toplantısına ilişkin açıklamada bulundu. Yeni tip Dünya savaşı ile de Ortadoğu’da kriz, kaos ve savaşlar, halkların geleceğini çalmaya devam ettiğini dile getiren Sarıca, Öcalan’a yaklaşım, Türkiye ve Ortadoğu’da yaşananlarla bağlantılı ve iç içe olduğunu belirtti.

Kürtlerin Öcalan’ı siyasi irade olarak gördüğünü söyleyen Sarıca, “1993 yılından bu yana verdiği barış mücadelesi ve demokratik yaşam paradigması ile halkların kabul ettiği bir lider olmuştur. Böylesi bir anlamla Sayın Öcalan’a uygulanan yasakların son bulması, Anayasa ve yasalarda yer alan hakların uygulanması için 8 Kasım 2018 tarihinde Demokratik Toplum Kongresi Eş başkanı Sayın Leyla Güven, süresiz dönüşümsüz açlık grevine başladığını ilan etmişti” dedi.

Açlık grevi sürecini ve sonrasında yaşanan gelişmelere değinen Sarıca, açlık grevi sırasında Öcalan ile yaptıkları görüşmeleri ve değindi. Sarıca, demokratik sivil, insan hakları kurumlarını, Öcalan'a uygulanan görüş yasağına karşı demokrasi ve insan hakları mücadelesini vermeye çağırıyordı.

‘BÜTÜN TOPLUM TECRİT ALTINDA

Öcalan için 2018 yılında açlık grevi eylemi başlattığını hatırlatan Güven, “Bu süreçte 9 arkadaşımız yaşamına son verdi. Bizi yokluktan var eden bir liderdir dediler. Onun için gencecik bedenlerini bu uğurda feda ettiler. Bizim siyaseten de sorumluluklarımız var. Şu anda tecridin kalkması kuşkusuz önemlidir. Açlık grevi eylem sırasında gelip bizi ziyaret eden değerli insanlar vardı. Bize açlık grevini bırakın siz ölmeyin biz tecritin kaldırılması için başka yöntemlerle mücadele ederek kaldırırız dediler. Biz bu gün onlara sesleniyoruz. Gelin tecriti birlikte kaldıralım. Tecrit hala devam ediyor. Sayın Öcalan özgür olmalı. Ortadoğu’nun barışı için, ahlaki, politik bir toplum için sayın Öcalan özgür olmalıdır. Kimse tecrit konusunda kendisini yanıltmasın. Bütün toplum tecrit altında. Dolayısıyla tecrit kaldırılırsa bütün toplum rahat bir nefes alacak” diye ifade etti.

Konuşmaların ardından gazetecilerin sorularının yanıtlanmasıyla açıklama sona erdi.

‘İNSANLIĞA KARŞI BİR SUÇTUR

Ardından söz alan TİHV Başkanı Şebnem Korur Fincancı, cezaevlerinin geldiği duruma dikkat çekerek, cezaevlerinde uzun yıllardır uygulanan uygulamaların ne ilk ne de son olduğunu belirtti. “Özellikle tecrit koşulları kişilerin sağlık durumlarıyla ilgili tüm sistemler üzerinde baskılayıcı bir etki yaratıyor” diyen Fincancı, tecritte bulunan bir insanın dış ortamla karşılaştığında doğal savunma mekanizmaları bulunmadığı için çok daha hızlı bir şekilde ölüme doğru gittiğinin altını çizdi.

‘KEYFİ UYGULAMALAR’

Ardından söz alan İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan da “Şu anda İmralı Hapishanesi’nde tutulan Öcalan ve beraberindeki üç kişiye keyfi olarak avukatları ve aileleri ile görüştürülmemesinin kanuna aykırı olduğun belirtmek istiyorum. Bu hususun altını çizmek gerekiyor. Bir ülke öncelikle kendi kanunlarını uygulamak zorunda. Kişiye özel bir uygulama yapılamaz altını çizmek gerekiyor. Çok rahatlıkla Öcalan ve diğer mahpusların aileleri ve avukatları ile görüşme hakları var. Adalet Bakanlığının izin vermesi halinde heyetlerle görüşebilirler. Mektup, gazete, dergi alma hakları var. Bu keyfi uygulamaların bitmesi gerekiyor” dedi.

DUYARLILIK ÇAĞRISI

Türkiye’nin 71 yıldır insan hakları bildirgesine imza attığını ancak insan hakları noktasında bir ilerleme olmadığını belirten ÖHD Eşgenel Başkanı Ayşe Acinikli, “Biz ÖHD olarak hapishanelerde açlık grevi sürecini yakından takip ettik. Tecrit insanlık suçudur. İmralı’da uygulanan tecrit politikasının sonlanması gerekiyor. Kimseden tolerans ayrıcalık beklemiyoruz. Hukuka saygı duyulsun. Bütün kamuoyuna duyarlılık çağrısı yapıyoruz” dedi.

Yeni Yaşam

ETİKETLER

Editörün Seçimi