CHP'li Sarıyar: AKP, İBB Meclisi'nde reddettiği taleplerimizi kendi belediyelerinde yapmaya çalıştı

Denizcan AKAR


TÜKENMEZ HABER - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi CHP Grup Sekreteri Selçuk Sarıyar, İBB Meclisi'nde CHP'nin taleplerini reddeden AKP'nin kendisinin iktidarda olduğu ilçe belediyelerinde meclislerden aynı taleplerde bulunduğunu söyledi. 

Aynı zamanda İBB ve Beşiktaş Meclis Üyesi de olan Sarıyar, İBB Başkanlığı’nın pandemi nedeniyle bütçede meydana gelen dengesizliği gidermek için Meclis'ten talep ettiği 4.2 milyar TL’lik borçlanma yetkisinin 648 milyon TL olarak kabul edilmesi ve sosyal yardımlara yapılan başvurularda hızlı destekte bulunabilmek için sosyal inceleme yapılmaması taleplerinin reddedilmesine tepki gösterdi. 

Sarıyar, son dönemdeki bütçe tartışması, yerel yönetimlerin karşılaştığı engeller, koronavirüs tedbirleri ve sosyal yardımlar gibi konularda Tükenmez Haber'in sorularını yanıtladı.

İBB Meclisi’nin en büyük sorununun mecliste çoğunluğu bulunan grubun tek kişi tarafından yönetilmeye çalışılması olduğunu kaydeden Sarıyar, yerel yönetimlerin sosyal yardımlarının engellenmeye çalışılmasına ilişkin soruya ise "İktidarın sosyal devlet gereğince yapamadıklarını yine kanunla kurulan yerel idareler yapıyor" diyerek yanıt verdi.

'AKP'Lİ ÜYELER İSTANBULLULARI CEZALANDIRIYOR'

- İBB Meclisi'nde talep edilen 4.3 milyar liralık borçlanma talebi, çoğunluğu elinde bulunduran AKP Grubu tarafından 648 milyon lira olarak kabul edildi. Bu ne gibi sorunlara yol açacak, hangi yatırımlarda kısıtlamaya gidilecek?

Öncelikle pandemi sürecinde ve öncesinde ülkenin yaşamış olduğu ekonomik sorunlardan mahalli idareler de üst düzeyde etkilenmiştir. Bu dönemde mahalli idarelerin merkezden almış oldukları paylarda da ciddi kesintilere gidilmiş, belediye hizmetlerinin durması belediye gelirlerinin de yok denecek kadar aza düşmesine sebep olmuştur. Özellikle İstanbul gibi Türkiye’nin ekonomi alanında lokomotifi olan bir metropolde yaşanan bu ekonomik durgunluk uzun ve kısa vadede belediyemizin zorunlu hizmetleri yürütmesinde ciddi sorunlara gebe bir döneme kapı aralamaktadır. İBB Meclisi’nde AKP çoğunluğunun bu borçlanma talebine karşılık vermemesi ne yazık ki günün sonunda İstanbulluarı cezalandıran bir eylemdir. İBB Meclisi’nde borçlanma talebine ret oy veren AKP’li arkadaşlara baktığımızda iktidarda oldukları ilçe belediyelerinde aynı gerekçelerle borçlanma talep etmekteler.

Tüm bu engellemelere rağmen elbette öncelikle vatandaşımızı salgına karşı korumaya, ihtiyacı olan vatandaşlarımız için temel ihtiyaçlarını giderebilmelerine yönelik sosyal yardımlara devam etmeye, temel belediyecilik hizmetlerimizi aksatmadan devam ettirecek ve yatırımlarımıza tüm gücümüzle devam edeceğiz. Elbette ki AKP’nin İstanbul’u ve İstanbulluları topal ördeğe çevirmesine izin vermeyeceğiz.

'AKP GRUBU KENDİNİ BİR İCRA MAKAMI GİBİ GÖRÜYOR'

- İBB Meclisi'nde bütçe ve başka konularda ne gibi sorunlar yaşanıyor?

Belediyelerin gerek 5393 Sayılı Belediye Kanunu, gerekse 5216 Büyükşehir Kanununa göre organları Belediye Başkanı, Belediye Encümeni ve Belediye Meclisidir. Bu üç organın da yetki ve görevleri ilgili kanunlarda belirlenmiştir. Belediyenin icracı organları Belediye Başkanı ve Belediye Encümeni olmakla birlikte belediye meclisleri icracılıktan ziyade icracı makamların eylemlerini geniş bir takdir yetkisine sahip olmamak kaydıyla değerlendirmekle ve kanun kapsamında görevlerini yerine getirmekten ibarettir. Ne yazık ki bu dönemde AKP Grubu İBB Meclisi'nde kendini bir icra makamı gibi görmektedir. 

'EN BÜYÜK SORUN TEK KİŞİ TARAFINDAN YÖNETİLMEYE ÇALIŞILMASI'

Bu ciddi anlamda belediye organları hususunu işlerine geldiği gibi yorumlayarak seçim sonuçlarını hala kabul edememelerinden kaynaklanmaktadır. İBB taşınmazlarının AKP Grubunun önerisi ile yasal hiçbir süreç tamamlanmadan AKP yönetiminde yer alan ilçe belediyelerine tahsisi ve İBB ile iştiraklerimize ait taşınmazların imar planı değişikliklerini yapma girişimleri sorunuza en güzel örnek niteliğince cevaplardandır. Aslında, İBB Meclisi’nin de en büyük sorunu mecliste çoğunluğu bulunan grubun da tek kişi tarafından yönetilmeye çalışılmasıdır. Tüm yaşananlara rağmen CHP Grubumuzun ve İBB Başkanımızın uzlaşmacı ve birleştirici tavrı devam edecektir.

'İKTİDARIN SOSYAL DEVLET GEREĞİNCE YAPMADIKLARINI YEREL İDARELER YAPIYOR'

- Son zamanlarda belediyeler bağış hesaplarının bloke edilmesi, maske ve ekmek dağıtımı gibi konularda engellerle karşılaştı. Yerel yönetimlere ilişkin bu engellemelerin nedeni sizce nedir?

Ne yazık ki bu engellemeler AKP iktidarının anayasayı ve hukukun üstünlüğünü içselleştirmeden ve keyfi olarak yorumlamalarından kaynaklanıyor. Çünkü yerel seçimlerde Türkiye ekonomisini de domine eden ve toplam nüfusun yaklaşık yüzde 55’ini oluşturan şehirlerin yönetimi CHP’ye geçti. Özellikle salgın döneminde iktidarın yönetememe sorunuyla karşı karşıya kalması ve CHP’li belediyelerin çok iyi sınavlar vermesi haliyle iktidarda koltuğu kaybetme kaygısı yarattı. Halbuki anayasamız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni sosyal bir devlet olarak tanımlıyor. Bu durumda iktidarın sosyal devlet gereğince yapamadıklarını yine kanunla kurulan yerel idareler yapıyor. Haliyle yerel yönetimler, yaptıkları sosyal yardımlar aracılığıyla, vatandaşın yanı sıra devleti de anayasayı da koruyan bir tavır sergilemiş oluyor.

'ANAYASA'NIN VERDİĞİ İDARİ VESAYET SINIRLARI AŞILMADAN YÜRÜTÜLMELİ'

- Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı bütçesine konulan “belediyelere yardım ödeneği kullanımının” sıkı şartlara bağlanmasına ilişkin bir haber vardı. Habere göre kaynak için ödenek isteyen belediyeler, “neden kendi kaynaklarıyla gerçekleştiremediğini” açıklayacak. Buna ilişkin değerlendirmeniz nedir?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden önce de bu yetki Bakanlar Kurulundaydı. İdari sistemimizde rutin aralıklarla olan bir gelişme bu. O nedenle açıkçası iktidarın aldığı her karar ve yaptığı her düzenlemeden sonra manipülatif bir şekilde açıklamalar yapmak ve eleştirilerde bulunmak sürece de muhalefete de zarar verecektir görüşündeyim. Unutmamalıyız ki bu tarz düzenlemeler Diyarbakır’daki kayyum yönetimindeki belediyeyi de, İç Anadolu’daki MHP’li belediyeyi de, AKP’li belediyeleri de etkilemektedir. Burada dikkate alınması gereken en önemli hususun, bu tür kararların anayasanın verdiği idari vesayet yetkisinin sınırlarının aşılmadan yürütülmesi gerektiğidir.

'İBB İLK GÜNDEN BU YANA UYARILARDA BULUNDU'

- Koronavirüsle mücadele sürecinde İBB olarak ne gibi bir yöntem izlediniz?

İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu, salgının ülkemize ulaştığı ilk günlerden de önce açıklamalarıyla uyarılarda bulundu ve hızlıca alınması gereken önlemleri belirtti. Daha 29 Şubat 2020 tarihinde İBB ekiplerimiz rutin temizliklerinin haricinde metro ve metrobüs istasyonları gibi kamusal alanlar virüs tehdidine karşı dezenfekte edildi. Mart ayı itibariyle Sağlık Bakanı tarafından ilk koronavirüs vakası açıklanana dek İBB çalışanlarının servis araçlarının dezenfekte edilmesinden metrobüs duraklarına el dezenfektanlarının yerleştirilmesine kadar birçok çalışmayla İBB bu sürece hızlı olarak girdi. Süreçte de gördüğünüz üzere ülke genelinde salgına dair tüm kararlar merkezi idare tarafından alınmakta. Yerel yönetimlerin yapabilecekleri de bu kararlar ve kısıtlamalar doğrultusunda belirlenebilmekte. İBB tüm bu süreçte öncelikle vatandaşı uyarıcı ve koruyucu çalışmalar yürüttü.

'OTOBÜSLERDE YOLCU SAYISI AZALMASINA RAĞMEN SEFERLER ARTTI'

İşletmelerin kontrollerinin yanı sıra süreçten faydalanmaya çalışarak aşırı fiyat artışı yapan yerlerin de denetimi arttırıldı. İBB’ye ait tüm alanlar kamuya kapatıldı. Bilgilendirme faaliyetlerinin yanı sıra mobil hijyen noktalarından İstanbullulara dezenfektan dağıtılmaya başlandı. İSKİ ve İGDAŞ’a borcu olan vatandaşların su ve doğalgazlarının kesilmesi süreli olarak durduruldu. İSPARK ve tüm toplu ulaşım sağlık çalışanlarına ücretsiz hale getirildi. 100 adet dezenfekte istasyonu kuruldu, 7/24 ulaşım hizmetine ara verildi, koronavirüse özel 35 ambulans aracı donatıldı, semt pazarlarına dönük tedbirler hayata geçirildi, KİPTAŞ, sosyal konut ve kentsel dönüşüm kapsamında hak sahibi vatandaşların Nisan, Mayıs taksitleri ertelendi.
Bu ve buna benzer birçok çalışmayı yürüten İBB, sağlık çalışanları için yüz koruyucu maske üretmenin yanı sıra otobüs, metro, metrobüs ve vapurlarda 100 bine yakın maske dağıttı. İBB olarak özel halk otobüslerine 30 milyon TL ödeme yapılması kararı alındı, yolcu sayısı yüzde 90’lar oranında azalmasına rağmen sefer sayısı sadece yüzde 20 oranlarında azaltıldı.

'SOSYAL İNCELEME TALEBİMİZ REDDEDİLDİ'

- Sosyal yardımlardaki son durum nedir?

Yapılan olağanüstü meclis toplantısında AKP tarafından borçlanma talebimiz reddedildi. Bunun yanı sıra olağanüstü süreçlerde sosyal yardımlara yapılan başvuruların sosyal incelemeye tabi tutulmaması ve ihtiyaç duyan vatandaşa daha hızlı destekte bulunabilmesi için sosyal incelemenin yapılmaması talebimiz yine AKP oylarıyla reddedildi. Daha önce belirttiğim gibi, İBB meclisinde bu talepleri reddeden AKP, iktidarda oldukları ilçe belediyelerinde bunları hayata geçirmek için meclisten talepte bulundu.

'AKP'NİN ÖNERİYİ REDDETMESİ NEDENİYLE BAŞVURULAR DURDURULDU'

Gelinen noktada, 1 milyondan fazla vatandaşımız İBB’ye yardım için başvuruda bulundu. Bu başvuruların yaklaşık 650 bininin ihtiyaç duyduğu tespit edildi ancak AKP’nin sosyal incelemenin kaldırılması önerisini reddetmesi nedeniyle yeni başvurular durdurulmak zorunda kaldı. Koronavirüs salgınına karşı daha önce belirttiğim birçok çalışmayı yürüten İBB tüm engellemelere rağmen, vatandaşla dayanışma sağlayarak yaklaşık 600 bin kişiye sosyal yardım, 300 bin kişiye nakdi yardım, 115 bin çocuğa ücretsiz süt, 30 bin öğrenciye eğitim desteği sağladı. Tüm şehirlere örnek olacak şekilde yaklaşık 23 milyon TL değerinde yine yaklaşık 170 bin faturanın ödendiği ‘askıda fatura’ uygulamasını hayata geçirdi. İBB, sadece sosyal yardımları aracılığıyla yaklaşık 3-3,5 milyon kişiye dokundu ve çalışmalarına devam etmekte.

ETİKETLER

Editörün Seçimi