Sosyalist partilerden ‘bağış kampanyasına’ tepki: Halkın ihtiyaçları yine halka havale

Kolaj: Tükenmez Haber

TÜKENMEZ HABER - Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 7 aylık maaşını bağışlayarak başlattığı ‘Milli Dayanışma Kampanyası’ sonrası Türkiye’deki sosyalist patilerden tepki geldi.

Sosyalist partilerden yapılan farklı açıklamalardaki ortak görüş, ‘hükümetin salgın döneminde yaşanan sıkıntıları çözmek yerine, sorunları halkın omuzlarına yüklediği’ şeklinde.

SOL PARTİ: BU DEVLETİN KASASINDA HALKA AYIRACAK HİÇ Mİ KAYNAK KALMADI?

Sol Parti’den yapılan açıklamada “Büyük bir sağlık krizinden geçtiğimiz bu kritik dönemeçte Cumhurbaşkanı tarafından bu akşam yapılan açıklama, durumun ciddiyetine uygun somut kararlar bekleyen halkımız için bir kez daha hayal kırıklığı oldu. Konuşma yersiz böbürlenmeler ve içi boş vaatlerden öteye gidemedi” denildi.

Açıklamada, yardım kampanyasının başlatılması hakkında “Soruyoruz, sürekli ne kadar güçlü ve kudretli olduğunu söylediğiniz devlet nerede? Bu devletin kasasında halka ayıracak hiç mi kaynak kalmadı? Ülkenin birikimleri nerelere aktarıldı, kimlerin kasasına boşaltıldı?” ifadeleri kullanıldı.

“Ülkenin halkın sorunlarına yetecek kaynağı var” ifadesinin kullanıldığı açıklamada, “Yandaşlara ihalelerle aktardığınız muslukları kesin! Saray başta olmak üzere, lüks ve şatafata harcadığınız paraları kısın! Köprü, otoyol başta olmak üzere garantili ücret ödemesi ile halkın vergilerini şirketlere akıtmayı bırakın! Lüks araçlarla gezip, lüks otellerde toplantılara para harcayan Diyanet’in bütçesini hemen sağlık hizmetlerine aktarın! Pek çoğunuzun da sahip olduğu özel hastane zincirlerini kamu hastanesi statüsüne alıp halka açın! İşsizlik fonunu sadece işçilerin ücretli izin hakkı ve işsiz kalanlar için kullanın! Birkaç aylık maaşımızı bağışlıyoruz diye şov yapmak yerine, ülkenin kaynaklarından elinizi çekin!” ifadeleri yer aldı.

EMEP: HALKTAN BAĞIŞ DEĞİL, SERVETTEN VERGİ

Emek Partisi (EMEP) “Halktan bağış değil, servetten vergi! Adil paylaşım, ücretsiz sağlık, ücretli izin!” başlıklı bir açıklama yayımlayarak kampanyaya tepki gösterdi.

Açıklamada “Her fırsatta Türkiye’nin bir kabile devleti veya çadır devleti olmadığını vurgulayan iktidar tıpkı bir kabile devleti gibi halka avucunu açmaktadır. Halktan aldıklarını tekellere ve yandaş sermaye gruplarına dağıtarak gelinen nokta Erdoğan’ın ilan ettiği yaygın bağış kampanyasıdır. Böylece bir kez daha halkın sırtına ağır bir yük bırakılmaktadır. Karar alma sorumluluğunu kimseyle paylaşmayan, halkın taleplerine kulağını tıkayan tek adam yönetiminin yeni dayatması salgınla mücadele sorumluluğunu halka yıkmaktır” ifadeleri kullanıldı. 

‘KAYNAK ARANIYORSA KANAL İSTANBUL GİBİ İSRAF VE YIKIM PROJELERİNDEN VAZGEÇİLMELİ’ 

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan imzası ile yayımlanan açıklamanın devamında şöyle denildi: 

“Kaynaklar doğru tercihlerle, halkın ihtiyaçları için kullanılmalıdır. Kaynak aranıyorsa; halkın çıkarlarıyla, ihtiyaçlarıyla hiçbir ilgisi olmayan Kanal İstanbul gibi israf ve yıkım projelerinden vazgeçilmeli, sınırötesi operasyonlar  sonlandırılmalı , askeri güçler çekilmelidir. Sarayın ve bürokrasinin şatafat israfı açıktır ve bu israfa son verilmelidir. Gerekli kaynak için halkın sırtından beslenen; milyonlarca liralık vergi ödemeleri affedilen, teşvik, destek vb adlar altında sürekli beslenen sermaye elini taşın altına koymalı; üretim ve hizmetler çalışanların hak kaybı olmadan durdurulmalıdır. Halk nasıl kazandığı ve harcadığı her kuruş için vergi ödüyorsa bu kesimler de halka olan borcunu ödemelidir.”

'HALKIN İHTİYAÇLARI YİNE HALKA HAVALE'

Selma Gürkan, Twitter hesabından da paylaşımda bulunarak “halkın ihtiyaçları yine halka havale” ifadelerini kullanarak kampanyaya tepki gösterdi.

EMEP Genel Başkanı Gürkan, “#Ücretliizin değişiklik yok. İşsizlik fonu gibi emekçilerin yarattığı kaynaklar sermayeye, halkın ihtiyaçları yine halka havale. Yarattığımız kaynakları kemirenler olmasa biz bize yeteceğiz. CB maaş alamadığında 82 milyon onu ve ailesini besliyor, ücretsiz izinli işçi ne yapacak?” paylaşımında bulundu.

EMEP Genel Başkanı Abdullah Levent Tüzel de “Ulusa seslenişten sağlık tedbirleri değil milli dayanışma kampanyası çıktı” sözleriyle tepki gösterdi.

Tüzel, Twitter hesabından, “Ulusa seslenişten sağlık tedbirleri değil milli dayanışma kampanyası çıktı. Türkiye emekçileri iktidardan hayırseverlik değil adil paylaşım, ücretli izin istiyor. Kaynakları iktidar çevrelerinin ve  sermaye sınıfının yağmalamasına son verin, halkın sağlığı ve yaşamasına aktarın” yorumunda bulundu.

TİP: HALKTAN BAĞIŞ İSTEMEYE UTANMIYOR

Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) yapılan açıklamada “Saray'a, Kanal İstanbul'a, patronlara milyar liralar harcayanlar halktan bağış istemeye utanmıyor” ifadeleri kullanıldı.

TİP açıklamasında “Salgın için aradığınız para halkın cebinde değil, çarçur ettiğiniz kamu kaynaklarında” denilerek şöyle denildi:

“Saraya yılda 3 milyar TL harcıyorsunuz. Kanal İstanbul’a 110 milyar TL yatırıyorsunuz. İşsizlik fonundaki 15 milyar TL’yi patronlara aktarıyorsunuz. Cengiz’in 414 milyon TL vergi borcunu affediyorsunuz. Salgını önlemeye gelince halktan bağış topluyorsunuz.”

ESP: İŞÇİNİN ZARARININ YİNE İŞÇİYE YÜKLENDİĞİ…

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ise Milli Dayanışma Kampanyasını, “işçinin zararının yine işçiye yüklendiği, duygu sömürüsüne dayalı iğrenç bir dolap” olarak nitelendirdi.

ESP resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada “Milli Dayanışma Kampanyası” devletin sorumluluğunun üzerini örten, işçinin zararının yine işçiye yüklendiği, duygu sömürüsüne dayalı iğrenç bir dolaptır. Ücretli iznin, ücretsiz gıda/ihtiyaçların tek kaynağı olabilir, o da zenginlerin servetidir. Almamızın tek yolu da grevdir!” denildi.

ETİKETLER

Editörün Seçimi