Türkiye'de gençler siyasetçiler yüzünden ateist mi oluyor?

Denizcan Akar 


TÜKENMEZ HABER- Türkiye'de ateistlerin sayısının arttığı ve dindarların sayısının azaldığına yönelik anket sonuçları bir süredir ses getirmeye devam ediyor.

'Dindar ve kindar nesil yetiştirmek istediğini defalarca belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir dönem beraber yol yürüdüğü Ahmet Davutoğlu, Bülent Arınç gibi siyasetçilerin son günlerdeki açıklamaları bu hedefin gerçekleştirilemediği yönünde. Ateizm Derneği de Arınç ve Davutoğlu'nun söz konusu açıklamalarının doğru olduğunu düşündüklerini belirterek "Etkileşimde bulunduğumuz inançlı/inançsız kesime ilişkin kendi gözlemlerimiz İslamiyetin özellikle gençler arasında gözden düştüğünü gösteriyor" şeklinde açıklama yaptı.

ARINÇ: İNSANLAR DEİST OLDULAR, ATEİSTLERİN SAYISI ARTTI

AKP kurucularından, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç geçtiğimiz günlerde katıldığı bir yayında 'Oruç tutanların sayısı azaldı, cemaate gidenlerin sayısı azaldı. Dini hayatımızda zayıflama var. İnsanlar deist oldular, ateistlerin sayısı arttı' diye konuştu. Arınç sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı:

"Geçmişteki trendlere bakarsak insanlar ibadetlerini terk edecekler. Şundan korkuyorum ki; başörtüden, camilerden nefret edecekler"

'İNSANLARI NEFRET Mİ ETTİRİYORUZ?'

Koronavirüs sürecinde camilerden okunan dua, salavat ve Mevlid-i Şerif'leri de eleştiren Arınç "İnsanları nefret mi ettiriyoruz yoksa dini duygularını canlı mı tutuyoruz? Anketçilere sorsalar iyi olur" dedi.

DAVUTOĞLU: DİN SİYASETE ALET EDİLDİ, YÜZLEŞMELİYİZ

Eskiden başbakanlık yapmış olan, şimdi de Gelecek Partisi Genel Başkanı olan Ahmet Davutoğlu geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada "Din siyasete alet edildi. Bunda bizim payımız varsa hepimiz yüzleşmeliyiz. Dini bir ankette en az güven din adamlarına duyuluyorsa hepimizin bunu düşünmesi lazım" ifadelerinde bulunmuştu.

'DİNDARIM DİYENLER AZALIYOR ATEİSTLER ARTIYOR'

6 ay önce katıldığı programda yaptıkları araştırmaların sonucunu açıklayan KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır “Gençlerde oruç tutanlar yüzde 74’ten 58’e düşmüş. Düzenli olarak namaz kılarım diyenler yüzde 27’den 24’e gerilemiş. Daha geç evleniyorlar. Yalnız yaşayanlar çoğalıyor. İnanç seviyelerinde 'dindarım' diyenler azalıyor. Ateistim diyenler 10 yılda yüzde 1’den yüzde 4’e çıkmış. Başını örtenler azalıyor yüzde 57-58’den 50’ye düşmüş” ifadelerinde bulunmuştu.

Programın devamında ise kendini ‘geleneksel muhafazakâr’ olarak tanımlayanların oranının yüzde 45’ten 43’e, ‘dindar muhafazakâr’ olarak tanımlayanların yüzde 25’ten 15’e düştüğünü, 'modern' olarak tanımlayanların oranının ise yüzde 29’dan 42’ye yükseldiğini gösteren veriler paylaşılmıştı.

'EN AZ GÜVENİLEN MESLEKLER DİN GÖREVLİLERİ VE SİYASETÇİLER'

Ipsos Araştırma Şirketi'nin 2019'da internet üzerinden yaptığı ankete Türkiye'den katılanların en güvendiği meslekler arasında ilk üç sırada bilim insanları, doktorlar ve öğretmenler yer aldı. Son iki sırada ise din görevlileri ve siyasetçiler görüldü.

THE ECONOMİST: GENÇ TÜRKLER DİNDEN UZAKLAŞIYOR

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın eşcinselleri hedef alan açıklaması sonrasında gelen tepkiler üzerine 9 Mayıs tarihinde The Economist'te bir yazı yayımlandı. 'Türkiye homofobiye karşı çıkanları soruşturuyor' başlıklı yazıda "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'dindar nesil' yetiştirme girişiminin istenen etkiyi yapmadığı, yapılan çalışmalar gençlerin dinden uzaklaştığını gösterdiği" kaydedildi.

ERBAŞ: SAPIK VE BATIL BİR DÜŞÜNCE

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş bir diğer açıklamasında ise "Bizim milletimizin hiçbir ferdi böyle sapık, batıl bir anlayışa asla prim vermez. Milletimize, gençlerimize kimse iftira atmasın. Benim bu tanımımdan sonra hiçbir gencimizin ve insanımızın sapık ve batıl felsefi bir düşüncenin peşinden gidecek kadar buna itibar edeceğini zannetmiyorum" demişti.

'DEİZME KAYDIĞINI SÖYLEMEK DENSİZ BİR UYDURMADIR'

Dönemin Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün de dahil olduğu ve sonuç raporunda deistlerin arttığı sonucu çıkan araştırmaya 'Türk gençliğinin deizme kaydığını söylemek densiz bir uydurmadır, Türk genci dinine, kültürel emanetlerine sadıktır' diyerek tepki göstermişti.

ATEİZM DERNEĞİ: İSLAMİYET GENÇLER ARASINDA GÖZDEN DÜŞÜYOR

Ateizm Derneği, bu araştırma sonuçları ve siyasetçilerin söylemlerine ilişkin Tükenmez Haber'in sorularını yanıtladı. Ateizm Derneği'nden yapılan açıklamada, "Bu açıklamaların doğru olduğunu düşünüyoruz. Üstelik bu sadece bizim ülkemizde böyle değil, dünyanın her yerinde dine karşı genel bir aydınlanma veya reform gerçekleşiyor. Anketler ve söylemler bu gerçeği açıkça ortaya koyuyor. Hem medyaya yansıyan haberler hem de Ateizm Derneği olarak etkileşimde bulunduğumuz inançlı/inançsız kesime ilişkin kendi gözlemlerimiz İslamiyetin özellikle gençler arasında gözden düştüğünü gösteriyor" ifadelerinde bulunuldu.

'ATEİZM VE DEİZM KONULU MAKALELERDE, DERS KONULARINDA ARTIŞ VAR'

Dernekten yapılan açıklamada islamiyetin gençler arasında gözden düştüğü iddiasına dayanak olarak ise şunlar sıralandı:

"Konya Milli Eğitim Şurası, Van Şurası, Bülent Arınç’ın ve Ahmet Davutoğlu’nun söylemleri, ilahiyatçıların ve İmam Hatip öğretmenlerinin söylemleri, ilahiyat fakültesi dergilerinde ateizm ve deizm konulu makalelerin sayısında artış olması, lise eğitiminden başlayarak ateizm ve deizm reddiyesi konulu ders konularında artış olması, bizlere yönelik sözel/fiziksel saldırıların ve hakaretlerin artması..."

'DİNDAR VE KİNDAR NESİL BU TEMELE DAYANIYOR'

Açıklamada !toplumda kendisinden farklı düşünen ve kendisinden farklı bir dine veya dünya görüşüne sahip olan insanlara karşı nefret yaratılmaya çalışıldığı belirtilierek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'kindar ve dindar nesil' projesinin bu temele dayandığı' vurgulandı.

'TEPKİ OLARAK GERİ DÖNER'

Açıklamanın devamında ise şunlar kaydedildi:

"Ancak temel bir psikolojik kural vardır; insanları belirli bir konuda ne kadar baskılarsanız o kadar ters tepki alırsınız. Bir gerçeği ne kadar gizleseniz de eninde sonunda ortaya çıkar ve çıktığında yaratacağı etki de bir o kadar büyük olur. Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir özelliği vardır. Örneğin gençlerin özellikle ergenlik çağında kucaklaması gereken özgürlüğü ellerinden alır, en doğal duygularını ve güdülerini aşağılar, onları çağın gerisinde yaşamaya zorlar, bilgiye erişimlerini sansürler, özel hayatlarına karışır, dünya görüşlerine hakaret eder, beyinlerini yıkamaya kalkarsanız, bu size çoğu zaman tepki olarak geri döner. Onlara erken yaşlarda radikal fikirler dayatırsanız, büyüyüp de dünyayı tanımaya başladıklarında haklı olarak kendilerini kandırılmış hissederler. Daha da önemlisi kendi gözlemlerimiz gösteriyor ki, özellikle İmam Hatip'lerde yetişen gençlerde ciddi bir psikolojik travma da söz konusu. Kimisi bu okullarda yaşadıkları travmalardan dolayı sağlıklı bir birey olarak topluma karışamıyor bile. Hayata, insanlara, kendi ebeveynlerine o kadar kırgın ve kızgınlar ki. Bu gerçekten çok üzücü"

'YENİLİR YUTULUR ŞEYLER DEĞİL'

Açıklamanın sonunda ise ciddi anlamda insan hakkı ihlalleriyle karşı karşıya olduklarını belirtilerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ateistleri yeri geldiğinde ahlaksızlıkla yeri geldiğinle teröristlikle suçladığı vurgulandı.  Devamında ise şunlar kaydedildi:

"Bu yolla sadece bize değil ailelerimize de hakaret ediyor. Bunlar yenilir yutulur şeyler değil. Biz de herkes gibi bu toplumun üretici ve yapıcı bireyleri olarak hayatımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Bu ve benzeri nefret söylemlerine yalnızca ateistlerin, deistlerin agnostiklerin, panteistlerin vb değil, toplumun her kesiminin ses çıkarması lazım aslında. Biraz empati yapabilsek birçok sorun ortadan kalkacaktır. Umuyoruz ki toplumsal sağduyu ve vicdan, tüm bu haksızlıkları ve nefret söylemlerini bir gün susturmayı başaracaktır. Toplumun dinden uzaklaşıyor olduğu gerçeği de bunun en güzel göstergelerinden biridir"

ETİKETLER

Editörün Seçimi