'Kemal Sunal'ın filmindeki Kapıcılar Kralı değil, dertlerin kralıyız'

Kapıcılarla ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na parti yetkililerince hazırlanıp sunulan rapor sonrası kapıcılar gündeme geldi.

Seçim sonrasında hazırlanan raporda kapıcıların sorunlarına değiniliyor. Kılıçdaroğlu seçimden önce kapıcılar ile bir araya gelmişti.

1960’LI YILLARDAN İTİBAREN…

Apartman kültürünün, kalorifer kullanımının yaygınlaştığı 1960’lı yıllardan itibaren başlayan ve “Kapıcılık” olarak tabir edilen apartman hizmetleri kısa zaman içerisinde toplumsal yaşamda önemli bir yer tutmuştu.

Özellikle İstanbul ve Ankara'nın orta ve üst gelir grubunun yaşadığı semtlerde neredeyse kapıcısı olmayan bina kalmamıştı. Bodrum katlarında “kapıcı katı” diye tabir edilen yerlerde aileleriyle kalan kapıcıların yaşantısı pek çok filme konu olmuştu.

KILIÇDAROĞLU’NA KAPICILARIN SORUNLARINA DAİR RAPOR İLETİLDİ

Uzun süredir haklarında haber yapılmayan kapıcılar geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na parti yetkililerince hazırlanıp sunulan rapor ile bir kez daha gündeme geldi. Kılıçdaroğlu seçimden önce kapıcılar ile bir araya gelmişti. Seçim sonrasında hazırlanan raporda kapıcıların sorunlarına değiniliyor.

HER SEÇİMDEN ÖNCE İLK HATIRLANAN, SEÇİMDEN SONRA İLK UNUTULAN…

Bir dönem Anadolu’dan yeni gelmiş insanlar açısından gözde bir meslek olan kapıcılığın günümüzdeki durumu ne? CHP’ye hangi sorunlarını anlattılar?

Independent Türkçe’den Ali Kemal Erdem, Mecidiyeköy’deki Kapıcılar Sendikası olarak da bilinen Konut İş Sendikası’nda bir grup kapıcıyla bir araya gelerek sorunlarını yazdı.

Küçük alanlarda yaşamını sürdürmeye alışkın olan kapıcıların sendikası bile küçük, tek gözlü bir oda.

Sendika başkanı Alican Kayhan, Sivas’tan geldikten sonra 1979’da Beşiktaş’ta bir binada başladığı kapıcılığı uzun yıllar boyunca sürdürdükten sonra sorunlara çözüm bulmak için örgütlenmeye girişmiş.

Kapıcıların bulundukları binaların aynı zamanda bekçisi, hafızası ve bir nevi psikoloğu, mahallenin de muhtarı gibi olduğunu söyleyen Kayhan siyasilerle olan ilişkilerini şöyle anlatıyor:

"Hangi binada kimin oturduğunu ve huyunu suyunu bilmemizden dolayı her seçim öncesi partilerin ilk hatırladığı ancak seçimlerden sonra ilk unutulanıyız. Seçimden önce hizmetinizdeyiz diyenler seçimden sonra telefona bakmıyor."

KAPICILIKTA SİVAS, KASTAMONU TEKELİ KIRILMIŞ

İlk yıllarında İstanbul’da kapıcılık denildiğinde Sivaslıların tartışmasız bir hakimiyeti varken sonradan bu işe Kastamonulular, Zonguldaklılar, Sinoplular ve Çorumlular da dahil olmuş. Şimdilerde yine bu memleketler çoğunlukta olmakla birlikte her yerden insan var.

DOĞALGAZIN YAYGINLAŞMASI KAPICILIĞI GERİLETTİ

Kayhan, bir dönem Türkiye genelinde aileleriyle birlikte kapıcıların nüfusunun bir milyona yaklaştığını ancak bu sayının artık ancak yarısı kadar olduğunu söylüyor.

En büyük kapıcı nüfusu da 50 bine yakın mevcut ile İstanbul’da. Kapıcı nüfusundaki gerilemenin en temel nedeni ise doğalgaz kullanımının yaygınlaşması ile artık kalorifer yakacak insana gereksinimin kalmaması.

BİR DARBE DE KENTSEL DÖNÜŞÜMDEN

Kentsel dönüşüm ile eski binaların yıkılması birçok kapıcıyı işsiz bırakmış. Büyük siteler temizlik gibi işleri şirketlere devrederken daha küçük binaların da dört beş binanın işlerini bir tek kişiye yaptırmaya başlaması kapıcılık işini gün geçtikte azaltıyor.

'BİR TEBLİGAT İLE KIŞ ORTASINDA KAPIYA KONUYORUZ'

Kapıcıların en önemli sorunu denildiğinde Kayhan, ilk olarak iş güvencesinin olmamasını sayıyor. Ancak bir sorun var ki o hepsinden daha ağır ve bazen drama yol açıyor:

"Bina yönetiminin herhangi bir bahane ile çıkın diye tebligat verip 15 gün süre tanımasının ardından o süre zarfında çıkamazsak durum Kaymakamlığa bildiriliyor. Yasada kaymakamlığa öyle bir yetki verilmiş. Kaymakamlığın kararı ile bulunduğumuz yeri boşaltmak zorundayız. Yani biz sadece işimizi değil yaşadığımız evi  de bir anda kaybediyoruz. Kış ortasında o şekilde ailesiyle kapı önüne konan bir sürü arkadaşımız var. Sadece geçen kış 15-20 arkadaşımız bu şekilde çıkarılmıştır. En azından 6 ay süre verilmesini ve bu uygulamanın kış aylarında yapılmamasını istiyoruz."

KAPICILAR İŞE İADE DAVASI AÇAMIYOR

Kayhan kapıcılığa başladığı ilk yıllarda kapıcıların en önemli sorununun sigorta olduğunu, bu sorunun önemli ölçüde aşıldığını kaydederek sözlerini devam ettirdi:

"Ancak o zaman bir yerden işten çıksan hemen iş bulabiliyordun. Şimdi ise iş bulmak zor. İşten çıkarıldığımızda haklı da olsak işe iade davası da açamıyoruz. Çünkü işe iade davaları en az 30 kişinin çalıştığı işyerlerinde olabiliyor oysa her binada yalnızca bir kapıcı var. O nedenle kapıcı hakkını korurken çekingendir, hep alttan almak zorundadır.. Maalesef üç kuruş fazladan ek para almak için ucuz fiyatlara çok binaya bakarım diyen kimi arkadaşlarımız da mesleğimizin ayağını sıkıyor."

'BİR KAPICININ BİR DEĞİL, 40 PATRONU OLUYOR'

Kapıcılıkta mesai kavramının olmadığını söyleyen Kayhan yaşadıkları zorlukları anlatmayı sürdürüyor.

"Kapıcı herkesin gönlünü hoş tutmak zorundadır. Adam işten stresli gelir acısını senden çıkarır. Eşiyle kavga eder o sırada kapıcı çöpü almaya gelmiştir ona patlar. Sadece apartman yöneticisi değil bazen bütün bina 40 kişi birden bize patron olur. Her yıl bina yönetimi yenilendiğinde seçilen yöneticiye gerektiğinde kapıcının işine son verme hakkı veriliyor. Her seçilen kişiyle ayrı anlaşmak zorundayız. Bir kere karşı gelsek çıkarılmakla tehdit ediliyoruz."

KAPICI EŞİ VE ÇOCUĞU OLMAK DA ZOR

Kayhan bir kapıcı eşi ve çocuğu olmanın da kolay olmadığını söylüyor:

"Eşimiz ve çocuklarımız da sorumluluktan kurtulamıyor. Eşlerimiz bir eve temizliğe gidip diğerine gitmese  'bana gelmedi' diye diğer kadın sorun çıkarabiliyor. İnsanlar kapıcıları eğitimsiz kişiler olarak görüyordu. Oysa öyle değil. Bundan dolayı çocuklarımız babasının kapıcı olduğunu söylemeye utanırdı. Halen de öyle bir sıkıntı var. Eskiden kapıcı çocuğu diye çocuklarımızı sınıflarda arkalara oturtmaya çalışırlardı. Bunun aşılması için çok mücadele ettik."

'SİYASİ GÖRÜŞ VE YAŞAM BİÇİMİ FARKLILIĞINDAN KOVULAN ARKADAŞLARIMIZ OLUYOR'

Türkiye’nin artan kutuplaştırma ortamı en çok kapıcıları vurmuş. Kayhan bu nedenle çok kapıcının işinden olduğunu söylüyor:

"Diyelim ki yaşanılan binadakiler laikliğe önem veren insanlar. Kapıcı da daha muhafazakar. Bu sefer söylenmeler başlıyor binada bu gitsin başkası gelsin diye. Ya da tam tersi. Diyelim ki bina muhafazakar. Şayet kapıcı namaz kılmıyorsa eşinin başı açıksa söylenmeler sataşmalar başlıyor. Siyasi görüş farkı işinden kovulan çok arkadaşımız oldu."

ROMATİZMA MESLEK HASTALIĞI OLMUŞ

Kapıcılar çoğunlukla binaların bodrum katlarında oturuyorlar. Her ne kadar kira vermeseler de bulundukları koşullar çoğu zaman sağlığa uygun değil.

Rutubet ve ağır işten dolayı romatizma, dizlerde kireçlenme çok yaygın görülen hastalıklar. Yönetmeliğe göre kapıcılara ayrılan alanların 40 metreden az olmaması gerekirken pek az bina bu şarta uymuş. Geçtiğimiz yıllarda alınan kapıcı daireleri artık bodrumda değil girişte olacak kararı da yeni yapılan siteler dışında halen çok yaygınlaşmamış.

'KAPICININ MİSAFİRİ OLMAZ ÇÜNKÜ AĞIRLAYACAK YERİ YOK'

Kapıcı Rıza Çınar yaşadıkları bir başka sosyal sıkıntıyı şöyle anlatıyor:

"Kapıcının misafiri olmaz. Misafirimiz ancak kendimiz gibi kapıcı olan arkadaşlarımızdır. Çünkü ağırlayacak yerimiz yok. 25 yaşında bir kızım var, konuştuğu çocuk var. İstemeye gelecekler kızımız dünürleri nerede ağırlayacağız diye üzülüyor. Şimdi istemeye geleni kafede de ağırlayamayız ki. En büyük taleplerimizden biri apartman görevlilerine ayrılan alanların daha insani hale getirilmesi."

MAAŞLAR AİDATA BAĞLI, AİDATLARIN TOPLANMASI BÜYÜK SORUN

Kayhan kapıcıların genellikle asgari ücret üzerinden maaş aldıklarını gerek maaşlarının gerekse sigortalarının toplanan aidatlar üzerinden karşılandığını belirterek, bu aidatların toplanması sırasında karşılaşılan sorunlar nedeniyle maaş ödemelerinde ya da sigorta primlerinin ödenmesinde sorunlarla karşılaştıklarını belirtiyor.

'KAPICILAR KRALI VE KAPICI CAFER BİZE ZARAR VERDİ'

Kayhan herkesin beğeniyle izlediği Kapıcılar Kralı ve Kapıcı Cafer karakterlerinin kendilerine zarar verdiğini söyleyerek şöyle dedi:

"Orada yolunu bulan neredeyse oturduğu apartmanı alan kapıcı tiplemeleri vardı. Hatta Bizimkiler dizisi döneminde bu eleştirilerimizi de dile getirdik. Keşke dizilerdeki gibi olsaydı. Nerede öyle? Büyük çoğunluğu zor şartlarda yaşar. Bizler Kemal Sunal'ın filmindeki kapıcılar kralı değil dertlerin kralıyız."

 

 

Editörün Seçimi