Ali Koç neden kalmalı?

Türkiye’de kulüplerdeki başarıyı, yeşil sahalardaki sonuçlar belirliyor.

Bu sonuçların iyi olması durumunda kulüplerin ne kadar para harcadığı ve ne kadar borçlandığının bir önemi kalmıyor.

Kulüplerin devasa borcu olsa da şampiyonluk gelirse borcu kimse umursamıyor.

Yaklaşık 20 yıllık bir başkanlık dönemi ile Fenerbahçe’nin gelirlerine temlik koyacak kadar kulübü zarara uğratan Aziz Yıldırım ve yönetimi arkalarında 621 milyon euro borç bıraktı.

Batmış bir kulübü devralan Ali Koç, göreve geldiğinde mali durumunun bu kadar kötü olduğunu düşünmediğini belirtmiş ve önceliği sportif başarıdan daha çok mali yapıyı düzeltmek olduğunu söylemişti.

Fakat Ali Koç’un planlamadığı ve hesaba katmadığı bir sorun daha vardı. O da Türkiye’deki futbol sistemi.

Türkiye’deki futbol sisteminin kaosu ve yazılı olmayan kuralları vardı.

Medyası, federasyonu, kurulları, hakemleri ile siyasetin de zaman zaman içine girdiği bir sistemdi bu.

Topyekûn bu sistemin dışında durmaya çalıştıkça bu sistemin hedefi olan Ali Koç, mali açıdan yaptığı başarılı işlere rağmen, sportif başarısızlık ile en zayıf yerinden gol yedi.

Türkiye’nin en büyük sermayelerinden birini yönetmek ile Türkiye’nin futbol sisteminin içinde var olmak çok farklıydı.

Çok büyük ve güçlü bir aileden gelmesine, taraftarın büyük desteğine ve azmine rağmen, en güçlü dönemini yaşayan bu futbol düzeni ile yaptığı maçı şimdilik kaybetti Ali Koç. 

Aslında kurumsal bir düzen ve tek bir bilinmeyen yok karşısında.

Ali Koç rekabeti; bazen Trabzonspor, bazen Galatasaray, bazen hakemler, bazen finansal fair play, bazen medya, bazen federasyon, bazen de mevcut düzenin içine geri dönmek isteyen kendi camiasından kişiler ile yaptı.

Pazar akşamı oynanan Fenerbahçe-Galatasaray maçından sonra sistemli bir şekilde hedefe koyuldu Ali Koç.

Haftalardır yaşanan psikolojik savaş ve hakem hatalarının da sistemli bir şekilde Fenerbahçe’yi yarışın dışında bırakmasıyla, Ali Koç ile Fenerbahçe arasında mesafe yaratılması sağlandı belki de.

Türkiye’de futbol kuralları farklı işliyor. Bu futbolun ofsaytı, faulü, penaltısı, tekniği, taktiği farklı. Bu futbolun başarısız teknik direktörleri başarılı, şampiyonlukları borçtan daha değerli ve kendine uymayanı da içinde barındırmıyor. Bu yüzden de Türk futbolu Avrupa’da başarısız kalıyor.

Fenerbahçe’ye şahsi olarak 237 milyon TL bağış yapan Ali Koç, sponsorlar ile de 120 milyon TL kulübe gelir sağladı.

'Fener ol' projesi ile 150 milyon TL kulübe yardım toplanması için de kampanya yaptı.

Fenerbahçe’de 612 milyon euro olan borç, 568 milyon euroya inmiş durumda.

Yaptığı hatalar verilen yanlış sportif kararlara rağmen Ali Koç, Fenerbahçe’de başarılı bir iş yapıyor.

Borç yönetimi, sürdürülebilir mali yapı ile felç olmuş bir kulübe öncelikle gelir sağlarken, aslında kulübün geleceğini kurtarmaya çalışıyor.

Bugün gelmeyen şampiyonluk, kaybedilen derbi ve sportif yanlışlar ile sadece dönemsel başarısızlık yaşanır.

Ama borçlu kulüplerin, bugünü değil geleceği kazanmaları gerekiyor.

Ali Koç kalmalı, sadece Fenerbahçe için değil Türk Futbolu için...

Yoksa bu futbol sisteminin yarattığı kaos, borçluluk ve herkesi kendine benzeten bu sistem, sadece kendini doyurmaya devam edecek.

* Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber’in editöryal politikasını yansıtmayabilir.

ETİKETLER

Editörün Seçimi