CHP’nin Kürtçe Atağı; Kürtçe Kursları


26 Ağustos 2019 Pazartesi günü Hakkı Savunanlar Platformu’nun önderliğinde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve Kürt Dili ve Edebiyatı mezunları arasında geçen toplantıda İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İSMEK’in Kürtçe kursu konusu konuşuldu. Seçim öncesinde de talep olursa bu kursun açılacağını belirten CHP, belediyeyi kazandıktan sonra bunu yine yeniledi ve Kürtçe kursunu açacağını belirtti. Ayrıca anadil eğitiminin de elzem olduğunu dile getirdi.

Yalnız bu Kürtçe kursu meselesi bir kesimi memnun etmiş, bir kesimi tatmin etmemiş, bir kesimin de hoşnutsuzluğuna yol açmış.

İSMEK’in verdiği dil kurslarında Almanca, Arapça, İngilizce, Çince, Farsça, Fransızca, İspanyolca, Japonca, Korece ve Rusça dillerinde kurslar veriliyor. Elbet verilmesi de lazım. Ama gelin görün ki Kemal Kılıçdaroğlu Kürtçe kursunu açacağını söyleyince bir kesim “Ülke elden gidiyor, bölünüyor” şeklinde tepki verdi.

Doğrudur, Kürtler sessiz kalınca, dilinde eğitim istemeyince can, ciğer kardeş oluyor, ama dilinde bir kurs bile isteyince kalleş oluyor. Haçlı dediğiniz, sürekli sövdüğünüz, güvenilmez dediğiniz Avrupalıların dillerinde kurs verince, okullarda ders olarak gösterince ülke bölünmüyor, ama “Aynı ülkede yaşıyoruz onlar bizim kardeşimiz” dediğiniz Kürtler ülkeyi bölmüş oluyor.

Kardeşler bir şey yedikleri zaman birbirleriyle eşit bölüşürler ve buna “kardeş payı” denir. Bir ekmek yiyecekse onu iki eşit parçaya bölerler ve öyle yerler. Biri ekmeğin ucunu yerken diğeri ekmeğin bütününü yemez. Yerse bu kardeş payı olmaz.

Oysa bugün ne kadar kardeş dense de dil bağlamında bu kardeşlik görünmüyor. Bir taraf bonfile yer iken diğer tarafa soğan veriyor ve bu soğanı verene kadar da “kardeşine” illallah ettiriyor. Oysa o kardeşin senin bonfilende gözü yok, o kendi soğanıyla da doyabilir.

Seîdê Kurdî’nin (Nursi) de dediği gibi “Bir kelle soğanı bin kızıl elmaya değişmem”

Bir kısım Kürtler ise kursun yetmediğini dile getirip kursların bir işe yaramayacağı söylüyorlar. Elbette kursların Kürtçe için yeterli olmadığı fikrine kesinlikle katılıyorum. Ama Kürtçe öğretmenlerinin atamalarının yapılmadığı ve bu yüzden Kürtçe seçmeli dersinin çok az sayıda derslikte verildiği bu ortamda kurslar bir nebze de olsa iyidir.

Bir CHP belediyesinin kendi bünyesinde Kürtçe kursu açması diğer partilerin de kazandıkları belediyelerde Kürtçe kursu açmasına teşvik olacaktır. Sürekli “Kürt karşıtı” diye nitelendirilen CHP’nin Kürtçe kursu açması karşısında “Onlar bu kursu açıyorsa bizim hayli hayli açmamız gerekiyor” dedirtecek bir hamledir. Bu da Kürtçe kurslarının yalnızca İstanbul ile değil ülke geneline yayılması için önemli bir adımdır.

Oysa şimdi “Seçmeli ders de yeterli değil ki” diyeceksiniz, ben ona da katılıyorum.

“Son dönemde Kürtçe seçmeli ders uygulaması başladı ama ben şahsen bunu Kürtlere hakaret olarak algılıyorum.
Türkiye’de azınlık olan bir Arap, bir Alman veya bir İngiliz için seçmeli ders uygulaması olabilir. Ama nüfusları yaklaşık 30 milyon olan Kürtlere seçmeli ders önermek hakarettir.

Bir dil kanunen zorunlu olmadıkça gelişim göstermez. Öğrenciler eğitim döneminde nasıl ki matematik, fizik vs. zorunlu dersleri öğrenip geçmek için çaba gösteriyorsa, Kürtçe için de aynı zorunluluk olmalı”

Süleyman Çevik seçmeli ders konusunda fikrini böyle dile getirmişti. Katılıyorum.

Şu hususa da değinmek istiyorum. AK Partili kardeşlerimiz “AK Parti Kürtçe seçmeli dersi getirdi, Kürtçe kanal açtı, önündeki engelleri kaldırdı” diyebilirler. Biz zaten bunu inkar etmiyoruz. Seçmeli ders de Kürtçe kanal da Kürtler için kazanımdır ve iyi adımlardır. Ama unutulmamalı ki Kürtçe seçmeli dersler listede gözükse bile Kürtçe öğretmelerine 20 bin kontenjan içinde 1 kontenjan bile ayrılmıyor. Yani fiilen bu bölümler neredeyse bitik durumda. Çok az sayıda derslikte seçmeli Kürtçe dersi veriliyor.

Kürt Dili ve Edebiyatı mezunları okulu bitirince öğretmen olamıyorlar. “Mezun olan herkes iş bulamaz zaten” diyebilirsiniz. Ama mezun olanlara bir kontenjan verilirken Kürt Dili ve Edebiyatı mezunlarına kontenjan bile verilmediği de bilinmeli. Bu yüzden mezun olanların bu kurslarda istihdam edilmeleri mühimdir.

Kürtlerin bir sorunu da her şeye duygusal bakmaları. Bence (bakın bence diyorum) Kürtler belki de en duygusal düşünüp hareket eden milletlerden biridir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir CHP belediyesi olunca ve Kürtçe kursu açacağını söyleyince “Atatürk partisi bunlar, elbet altında vardır bir alicengiz oyunu, bunlar samimi değiller” diye tweet atanları gördüm.

Bence Kürtler artık şu duygusallığı bir kenara bırakıp (hatta tekme atıp) Kürtçe ve Kürtler konusunda stratejik ve çıkarcı düşünmek zorundalar. “Şu Atatürk partisi, şunlar dindar, bunlar faşist, yok şu kesim din ile aldatıyor” diyerek reddetmemek, karşı taraftan Kürtçe ve Kürtler için gelen her adım küçük veya büyük, samimi veya samimiyetsiz diye bakılmadan Kürtlerin yararına için ise faydalanmak gerekir.

Kürtçe kursu meselesinde de CHP’nin samimi olup olmadığına bakmamak, Kürtçe için iyi bir adım ise ondan faydalanmak gerekiyor. Sonuçta İstanbul gibi bir metropolü büyük oranda Kürt oyları ile kazanmış olan CHP’nin Kürtçe kursu vermesi kimseyi şaşırtmamalı.

Kursların önemli olduğunu ama yetersiz olduğunu dile getirdim. Bundan sonraki adım Kürtçenin yasal zemine oturtulması konusunda milletvekillerinin, yetkililerin daha sıkı çalışması ve sürekli bunu dile getirmeleridir.

Meclisteki Kürt milletvekillerinin de Kürtçe meselesinde daha ağırlıklı olmaları, önceliği kendi dilinin yasal zemine kavuşması meselesinde çaba harcamaları gerekiyor. Önce ‘kendi meselelerini’ çözüme kavuşturmaları, sonra başka ‘halkların’ derdine derman olmaları gerekiyor.
Başkasının Robin Hood’u olacağına kendi milletinin “Kawa”sı olmaları gerekiyor. Çünkü Kürtler için en mühim mesele dil meseledir.
Cegerxwîn’in bu şiiri şiar edinilmeli:

“Vejîne zimanê xwe ey xwendevan, 
Nebûye milet hîç kesek bê ziman
Zimanê me xoş û xeroş û ciwan
Eger baş bizanî tu nakî ziyan
Tu Kurmanciya xwe ji bîra nekî
Eger baş nizanî divê zêde kî”

“Dilini dirilt ey okuyan
Hiç millet olmamıştır dili olmayan
Dilimiz hoş, coşkulu ve güzeldir
Eğer iyi bilirsen onu ziyan etmezsin
Sen Kürtçeni unutmamalısın
İyi bilmiyorsan da okumalısın (geliştirmelisin)”

Tümü Ömer Faruk Feyat - Diğer Yazıları

CHP’nin Kürtçe Atağı; Kürtçe Kursları 12.09.2019

Editörün Seçimi