Dünya dönüyor, sen ne dersen de!..

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

Merhaba, 

Geçtiğimiz hafta, Trump’ın bomba haberiyle başladı. IŞİD lideri Bağdadi bir operasyonla öldürülmüş. Yaklaşık 40 dakika süreyle durmadan kendini övdüğü basın toplantısında Türkiye’ye de Kürtlere de Rusya’ya da teşekkür etti mavi boncuk dağıttı. (Paraguay gücenmiş diye duyduk.) 

Ancak dikkat: Operasyon, ABD’nin çekilip Türkiye’nin kontrolünde bıraktığı bölgede, sınırımıza sadece 5 Km. uzakta bir yerde yapılmış, iyi mi?... 

Değil tabii, neresi iyi? Orada olan her şeyden biz sorumluyuz.

Orada PTT’miz var, Üniversite filan açıyoruz.

Yok canım, münafıklık etmeyin, oraları ilhak etmiyoruz.

Biz Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılıyızdır. 

Lakin, rivayet olunur ki, Amerikan istihbaratı, PYD’den aldığı bilgilerle Bağdadi’nin yerini çoktan biliyormuş ama harekete geçmek için emir bekliyormuş. 

Eh, emir de Trump’ın en ihtiyaç duyduğu zamanda geliverdi. Malum, ABD Temsilciler Meclisinde, Trump’ın azledilmesi için hazırlıklar son safhadaydı, nitekim öneri şu anda tartışılıyor. 

Ve lakin bu yaramaz meclis üstüste 2 öneriyi daha, hem de  büyük çoğunlukla kabul etmez mi? 

Önce Kuzey Suriye operasyonları nedeniyle Türkiye’ye yaptırımlar tasarısı, ki Erdoğan’ın ailesinin, bazı bakan ve yetkililerin mal varlıklarına varıncaya kadar uzanan bir dizi önlemi kapsıyor. 

Diğeri ise sözde 1915 Ermeni katliamını “sözde soykırım” olarak niteliyor. 

Uzun lafın kısası, ABD ile Türkiye arasındaki ipler koptu kopacak. 

Putin’in sinsi sinsi gülerek ellerini oğuşturduğunu görür gibiyim. 

Bir kucaktan diğerine savrulmak Erdoğan’ın kendi bekası için ona gerekebilir ama Türkiye için?... 

*** 

Sadece, Türkiye, Suriye, Amerika mı, bütün dünya kaynıyor. 

Irak’ta Bağdat ve güney illerindeki hükümet karşıtı gösterilerde ölenlerin sayısı 200’ü, yaralı sayısı 2.500’ü aştı. 

Beyrut’ta, ekonomik krizin neden olduğu gösteriler Hükümet başkanının değişim vaatlerine rağmen dinmedi, sonunda Başbakan Hariri istifa etmek zorunda kaldı. 

Şili’de ulaşım ücretlerine yapılan zamlar, uzun yıllar sonra ilk kez toplu protestolara neden oldu. Başkan Sebastian Pinera 8 bakanını değiştirdi ama bu protestocuları tatmin etmedi. 1973 Pinochet  Darbesi'ne karşı, Şili direnişinin sembolü “Venceremos”, Santiago’da tekrar yankılanıyor. ''El pueblo unido jamás será vencido'', Birleşmiş bir halkı hiçbir kuvvet yenemez. 

Bolivya’da da sular durulmuyor. Yapılan genel seçimleri Devlet Başkanı Morales’in kazandığını kabul etmeyen, hile yapıldığını iddia eden muhalefet sokaklarda. Morales yanlıları da sokaklarda. Durum gerçekten kaygı verici. İç savaş kokuyor.

İran’da ise bambaşka bir karışıklık var. Kadınların futbol stadyumlarına girmesinin yasaklanmasını protesto eden Seher Hudayari‘nin, mahkeme önünde kendini yakarak intihar etmesi üzerine gelen tepkiler sonrası bu yasak ”kısmen” kaldırmıştı. Ama tekrar işletilmeye başlanınca protesto gösterileri de alevlendi. 

*** 

Bizim cephede ise maalesef yeni bir şey yok. 

Kayyımlar taksit taksit atanıyor, Cizre Belediyesi’ne kayyum atandı. Böylece 31 Mart seçimlerinden bu yan 3’ü büyükşehir olmak üzere seçilmişleri görevden alınan belediyelerin sayısı 13’e yükseldi. 

HDP’ye saldırılar, gözaltılar, tutuklamalar her gün birer ikişer yapılınca sanki olmamış oluyor. Çünkü bizi salak sanıyorlar. 

Son olarak Van ve merkez ilçeleri Tuşba, İpekyolu ve Edremit’te polis sabah saatlerinde birçok eve baskın düzenledi. Evlerin saatlerce arandığı baskın sonrası aralarında Saray Belediye Eş başkanı Caziye Duman’ın da bulunduğu 15 kadın siyasetçi gözaltına alındı. 

Peki, bunlara karşı ana muhalefet CHP ne yaptı? Tısss…

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.  

Tamam, yaşamasına yaşar da sana dokunmaz mı? 

*** 

Derken, umulmadık bir şey oluverdi.

Tıka basa dolup taşan hapishanelerde de yer kalmayınca, yeni Yargı Reformu(!?) kapsamında birçok tutuklu veya hükümlü salıverildi. 

Ne komik.

Haksız yere hapse giren arkadaşlarımız tahliye edildi diye seviniyoruz.

Niye hapse sokuldular ki?

Neden bu züğürt tesellisiyle yetinelim ki? 

Demirtaş ne oldu peki?

Hani AİHM kararı ile serbest kalması gerekiyordu? 

Bu hafta, tutuklu olduğu bir davadan tahliye çıktı, ama tahliye olamadı.

Çünkü bizde hileden çok ne var?

Davanın biri olmadı, yenisini açarız.

Alavere, dalavere, Kürt Selahattin nöbete. 

***

29 Ekim, malum, Cumhuriyet Bayramı. 

Klasik spiker anonsuyla, “Bütün yurtta coşkuyla kutlandı” 

Yoo, öyle bir şey olmadı. 

Tabii törenler yapıldı, Anıt Kabir defterine büyük laflar yazıldı, üstelik ana muhalefet partisi CHP belediyelerince düzenlenen şenliklerde “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sloganları atıldı ama, bunların gerçekle zerre kadar ilişkisi yok. 

CHP’den başlayalım: 

HDP’nin göz göre göre yok edilmesi çabalarına karşı ne yapıyorsunuz?  HİÇ.

Hani “Yurtta Sulh”? 

Sınır ötesi harekata kim onay verdi? SİZ.

Hani “Cihanda Sulh”? 

Sloganları papağan gibi tekrarlamak gerçeği değiştirmiyor. 

AKP’ye gelince; 

Tüm yetki ve güçler tek kişide toplandı, siz de alkış tuttunuz.

Bu rejimin 1923’teki adı neydi? SALTANAT. 

E, neyi kutluyorsunuz?

Sizin mirasçısı olduğunuz dünya görüşüne karşı kuruldu Cumhuriyet; şimdi onu da yozlaştırmaya çalışıyorsunuz. 

Yolunuz kapalı olsun… 

*** 

Geçen hafta, Konya’da Otobüs duraklarına asılan afişlerden söz etmiştik.

Hani Kur’andaki Maide Suresinden söz ederek Hristiyan ve Musevilerle dost olmayın” diyen…

Erdoğan namaz kıldığı bir camide mikrofonu kaptı, bu konuda da görüş belirtti… 

Neymiş? Müslümanlara şevkatli, ama küffara (kafirlere) karşı acımasız olacakmışız. Aynen Suriye’de yaptığımız gibi. 

Van Minıt, van minıt! 

Suriye’de yok etmeye çalıştığımız, terörist dediğimiz “Vay Piy Cii” Kürtleri hangi dinden idi? 

Canın istediğini yapıyorsun, buna bir de dini kılıf örmeye uğraşma. Minare kılıfa sığmaz. 

*** 

Hadi hazır söz dinden açılmışken, şu “Haram-Helal” konusuna da bir göz atalım. 

Ben, bir ateist olarak bu konuda ahkam kesmeyeyim.

Sözü halk edebiyatımızın duayenlerine, Karagöz ile Hacivat’a bırakayım. 

Hacivat - Oyyy Karagözüm, gel hele, gel hele.

Karagöz- Geldim hacı cavcav, bir sigara tellediriyordum, ne var yine?

Hacivat - İşte tam da onu diyecektim. Artık hemen bırakacaksın bu mereti.

Karagöz- Haydaa, nedenmiş o?

Hacivat- Duymadın mı, Sigara harammış!

Karagöz- Bu da nerden çıktı yahu?

Hacivat - Sayın Cumhurbaşkanımız buyurdu ki, sigara haramdır.

Karagöz- Eee, n’apalım, olnun her sözü ayet değil ya!

Hacivat - Aman sus, Karagözüm, yerin kulağı vardır. Sonra TCK 299 Cumhurbaşkanına hakaretten kendini damda bulursun.

Karagöz- De get lan Hacı Cavcav, tütün, Avrupa’ya Amerika’dan gelmiş, Kızılderililerden miras. O devirde Arabistan’da yoktu ki haram olsun.

Hacivat - Hııı?

Karagöz- Bak ama başka bir şey kesin olarak haram: FAİZ

Hacivat - Eee, ne olmuş?

Karagöz- Madem biliyorsun neden paranı en fazla faiz veren bankaya yatırıyorsun?

Hacivat - Ama orası bankaaa…

Karagöz- Aldığın da faiiiiz. Bunu da Reis’ten öğrendin herhalde.

                 Faize allerjisi varmış, yüksek faize karşıymış.

                 Yani alçağına karşı değilmiş de yükseğine karşıymış.

                 Ama bak kitap ne diyor?

Hacivat - Vay vay vaaay, bunları nerden de öğrendin yahu? Sen cahilin tekisiiiin.

Karagöz- Cahilim, mahilim ama önce aklımı kullanıyorum, Nasrettin Hoca’nın dediği gibi.

              Sen n’apıyorsun, papağanlıktan başka? 

***

ve biz bütün bunlarla oyalanırken, paraları tüketen Erdoğan, elde ne varsa haraç mezat satışa çıkarıyor. Önce Unesco tarafından Dünya Mirası olarak tanınan, Peri Bacaları’nın diyarı Göreme Vadisi Milli Park olmaktan çıkarıldı. Ne demek bu? İmara açılıyor, yani RRRAAANNNNT. 

… ve hemen ardından, Boğaziçi de nasibini aldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile boğazdaki 4 ilçe belediyesine ait tüm yetkilere son veren düzenlemeye göre boğazlarda artık yeni kurulacak Boğaziçi Başkanlığı ile iki yeni kurul söz sahibi olacak. Başkanlık ve kurul üyelerini ise Cumhurbaşkanı atayacak. Ay, çok şaştım… 

***

Bu haftalık kabus da bu kadar.

Ölmez sağ kalırsak, gerisi haftaya… Hoşça kalın.

ETİKETLER

Tümü Şanar Yurdatapan - Diğer Yazıları

Kayyımlı günler 18.11.2019
Felakete davetiye 10.11.2019
Dünya dönüyor, sen ne dersen de!.. 04.11.2019
İşte böyle bir hafta… 29.10.2019
Kaç yılımız kaldı? 23.10.2019

Editörün Seçimi