Mahkeme mi, kadı mı?

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

Çok eğlenceli bir kavga var yargıda. Bu kez mahkemeler kapışıyor. Anayasa Mahkemesi, Mehmet Altan hakkında verdiği tahliye kararına uyulmadığı için kendisine tazminat ödenmesine karar verirken gerekçesi de pek hoştu: 

“Anayasa Mahkemesi kararları kesin ve bağlayıcıdır. Yerel Mahkemelerin görevi, Anayasa Mahkemesi kararlarını yorumlamaya kalkmak değil, oluşan zararları ortadan kaldırmaktır.” 

Hadlerini bilmelerini istediği İstanbul 25. ve 26. Ağır Ceza Mahkemeleri ise iki arada sıkıştı zavallılar. Yasal yetkili üst mahkeme ile yetkileri her zaman kendinden menkul Saray arasında. 

Bu durum hep böyle miydi acaba? Hadi 7 yüzyıl öncesine bir göz atalım. 

Karagöz: Yahu Hacı Cavcav, benim aklım karıştı. Teşkilat-ı Esasi Mahkemesinin verdiği hükmü bizim mahallenin kadısı tanımıyor. Hangisi ötekinden üstün?

Hacivat: Benim bildiğim en üstte Beynelmilel Hukuk-u Beşer Mahkemesi ama Başefendi onu da tanımayınca, Kadı da Başefendiye uyuyor. “Uymazsam anında beni değiştirirler, ekmeğimden olurum” diyor

Karagöz: Yahu olur mu öyle iş? Paşanın emri varken çavuşun sözü mü olur?

Hacivat: Valla Karagözüm, bunlar çok ince işler, senin benim aklımız ermez.

Karagöz: Hah, Beberuhi geliyor, o her şeyi bilir.

Beberuhi: Selamın aleyküm ağalar, bölmeyeyim sohbeti

Hacivat: Ne münasebet Beberuhi, zaten geldiğin iyi oldu. Üst Mahkemenin kararına bizim Kadı uymuyormuş. Sen bilirsin, bu olabilir mi?

Beberuhi: Evvelemirde, Fıkıh ve Mecelle hukukuna ziyadesiyle vakıf ve de bu mevzuda müteaddit asar-ı ilmi sahibi bir münevver olarak sualinizin esbab-ı mucibesine mutavakkıf olmak iktiza ettiğinde behemahal mutabık olduğumuzu ümit etmekte olduğumu beyan ile mükellefim efendiler.

Karagöz: Ne diyor yahu bu?

Hacivat: Valla’ ben de bir şey anlamadım. Yahu Beberuhi, kim haklı bu durumda, Mahkeme mi, Kadı mı?

Beberuhi: Şöyle anlatmaya çalışayım: Bu gibi sorunların irdelenmesinde, ilke olarak öncelikle birey ve kamunun karşılıklı çıkar ve duyarlılıkları göz önünde bulundurularak, bugünden yarına kalıcı etki ve potansiyel risklerin de estimeyt edilmesiyle tutulacak yolun saptanması ve öncelikle de bir yol haritası dizayn edilmesi gerekliliğine herhangi bir objeksiyon olamaz sanırım. Bu konuda konsensüs sağlanması ilk etaptaki destinasyonumuz olmalıdır, haksız mıyım?

Karagöz: Haklısın herhalde, ne bileyim?

Hacivat: Sağol Beberuhi, ağzına sağlık, hadi sana eyvallah.

Beberuhi: Bay bay ağalar, kendinize de birbirinize de mukayyet olun.

Hacivat: Yahu bu Beberuhi neden böyle anlaşılmaz anlaşılmaz konuşur? Bir yığın laf etti, sonuç?

Karagöz: Entelektüel ya, senin benim gibi konuşsa havası kalmaz, karizması çizilir mübareğin.

Hacivat: Hay karizmasız kalası!... Soru da ortada kaldı. Kadı mı haklı, mahkeme mi?

Hacivat’ın sorusunu yanıtsız bırakmayayım dedim, bir bilene sordum. 

Ücraköy Üniversitesi Anayasa Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı sayın Ord. Prof. Dr. Fakih Fıkıhoğlu’na talafon açtım. 

Ben: Efendim, sorumuz şu: Birinci Derece Mahkemelerinin, Anayasa Mahkemesi kararlarını yorumlaması ve uymaması mümkün müdür

FF: (Güler) Hiç olur mu öyle şey? Tabii ki böyle bir yetkileri yoktur. Paşanın emri varken çavuşun sözü mü olur? Türkiye’deki hukuk sisteminde Anayasa Mahkemesi kararları bağlayıcıdır. Hiçbir birey ya da mahkeme “Ben bu karara uymuyorum, saygı da duymuyorum” deme hakkına sahip değildir.

Ben: Aaa ama siz profesör değilsiniz.

FF: Profesör mü, tabii değilim, bu da nerden çıktı?

Ben: E kimsiniz, nesiniz peki?

FF: Hukuk fakültesinde okuyorum, ama sorunun yanıtını biliyordum, zaten bizim sınıftan kime sorsanız, herkes bilir.

Ben: Kaçıncı sınıftasınız?

FF: Daha birinci sınıftayım, ilk sömestr yeni bitti.

Ben: Sağolun, yeterli bir yanıt oldu.

FF: Bi dakka, bi dakka… Bunu yayınlayacaksanız, gözaltına alınmak, okuldan atılmak fialan istemem.

Ben: Bunu da mı öğretiyorlar Hukuk Fakültesinde.

FF: Hayır, orada Hukuk öğretiliyor ama Türkiye’de Hukuk mukuk olmadığını HAYAT öğretiyor.

Ben mi yanlış çevirdim, hatlar mı karıştı, bilemiyorum.

Ama profesörden belki de alamayacağım yanıtı bir 1. Sınıf öğrencisinden aldım, iyi mi? 

Sağ olsun, okusun da büyüsün.

Umarım okulunu bitirip savcı, hakim filan olursa bildiklerini unutup hizaya girmez…

* Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber’in editöryal politikasını yansıtmayabilir.

ETİKETLER

Tümü Şanar Yurdatapan - Diğer Yazıları

Haberin var mı? 30.03.2020
Coronalı 21 Mart 23.03.2020
Virüsle yaşamak 16.03.2020
Ateeeeş kes! 09.03.2020
Ne işimiz var Suriye’de? 02.03.2020

Editörün Seçimi