Putin, 'kral çıplak' dedi: Rus Ordusu Kürtleri korumak için geldi!

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

Barış Pınarı Harekatı başladığında amaçlanan, Irak sınırına kadar uzanacak güvenli bölgenin derinliğinin 32, uzunluğunun ise 444 km olmasıydı.

Yine, Barış Pınarı Harekatı’nın iki temel hedefi, sınırın terör unsurlarından temizlenmesi ve mültecilerin geri dönüşünün sağlanmasıydı. Devlet yetkilileri, yaptıkları açıklamalarda harekat başlayınca; "Bu hedeflere büyük oranda ulaştık" diyorlardı.

Harekat başladığından sonra, masada resmen PYD ve YPG adına ABD ve Rusya ile 270 saatlik ateşkes anlaşması yapmak zorunda kaldık ve harekatı durdurduk. Aslında hedeflenen orana ulaşılamadığını da gördük.

Bölgeden ABD'nin çekilmesiyle Suriye ve Rus güvenlik güçlerinin bölgeye yerleştiğine, aynı zamanda YPG ve PYD uluslararası bir güç olurken arkasına; ABD, Rusya ve AB'yi aldığına da şahitlik ettik.

Bu iki olay da hiç hesapta yoktu.

Türkiye, orada ABD ve Rusya güvenlik güçleri ile savaşmamasına rağmen, neden onlarla masaya oturmuştu? Bu soruya verilecek yanıtlar ve hesapta olmayanlar, masada planlanan harekatın en önemli eksikliğini de ortaya koyuyordu.

Hedef 14 bin km, gerçekleşen 2.200 km...

Erdoğan, ABD ile yapılan 120 saatlik ateşkes anlaşmasından sonra şöyle bir açıklama yapıyordu: "Bizim görüşmelerimiz 32 kilometre derinlik ve 440 kilometre uzunluğu kapsıyor. Güvenli bölge dediğimiz budur. Güvenli bölge dediğimiz, ifade ettiğiniz şekilde Ayn-El Arab ile Tel Abyad arası değildir. Şu anda Tel Abyad ile Resulayn arası temizlenmiş durumda. Bu bitmiş değil. Süreç devam ediyor şu anda. Bundan sonra da kararlı şekilde devam edecek."

Ne yazık ki, Türkiye ateşkes anlaşmasından sonra yapılan anlaşmalar gereği harekatın devam edeceği ifade edilirken durdurmak zorunda kalmıştı. Hedef yaklaşık 14 bin km'lik alanın kontrol altına alınması ve oluşturulacak güvenlik bölgeye Türkiye'de bulunan en az 2 milyon Suriyeli mültecinin yerleştirilmesi hedeflenirken, Türk Güvenlik güçleri tarafından Tel Abyad ve Resulayn kontrol altına alınmış, 2 bin 200 km'lik bir alanı kontrol edilme hedeflenen askeri operasyonun çok gerisinde kalınmıştı. 

Putin, "kral çıplak" dedi

Etnik gruplar arası İlişkiler Konseyi toplantısında Putin “...Suriye ve Türkiye sınırında şu anda elde edilen şey Kürtlerin de desteğiyle ve onların da çıkarına uygun olarak yapılıyor. Bunu anlıyorlar ve gönülden yaklaşıyorlar. Kürt yerleşim bölgelerinde askeri polisimiz çok iyi karşılanıyor. Çünkü insanlar Rus ordusunun onları korumak için geldiğini görüyor ve anlıyorlar. Bu açık bir gerçektir”  diyerek hemen sınırımızda kurulan Türk-Rus ortak devriye güçlerinin de ne anlama geldiğini açıkça ortaya koydu.

Türkiye'nin tezleri ve harekat sonucunda söylediklerini Putin yaptığı açıklama ile boşa çıkartmış oldu. Bir anlamda "kral çıplak" deyiverdi.

***

Son operasyon ile Türkiye'nin hedefleri ile ortaya çıkan çok farklı oldu.

Terör unsurları diye ifade ettiğimiz PYD ve YPG'nin hamisi ABD ile ilişkileri farklı bir boyuta, Rusya ile ise başka bir boyuta ulaştı. Tabi Suriye Devleti ile mesafesi olan SDG, açıkça işbirliği yapar bir hale dönüştü.

***

Evet, Türkiye PYD ve YPG 2200 km'lik alan dışına çıkardı. Ancak diğer alanlarda alan kontrolleri daralmasına rağmen tüm güçleri ile ortada duruyorlar. Ve dediğim gibi uluslararası destekleri daha da büyümüş durumda.

Evet, kontrol edilen alana bir bölüme, Türkiye mültecileri yerleştirecek. Bu bir başarı...

Yapamaz denilen harekatı yaparak bir anlamda gücünü de ortaya koydu.

***

Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunan Türkiye, yapılan zirvelerde mutabakat altına alındığı için uzun vadede oralarda kalabilmenin de imkansız bir hale dönüşme ihtimali çok güçlüdür.

Türkiye, dimyata giderken evdeki bulgurdan da olabileceği gerçeği ile karşılaşabilir. Birkaç yıl içeresinde sınır kapılarına yeni mültecilerin dayanabileceği uzak ihtimal değildir.

***

Sonuç olarak masada ne kadar iyi planlar yaparsınız yapın, hayatın da başka bir akışı oluyor. Sizin gerçekliğiniz ile hayatın gerçekliği aynı akmaya biliyor.

Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden Barış Pınarı Harekatı gündeme getirmesi ise gelinen nokta da imkansız olduğunu görmek için uzman olmaya da gerek yoktur.

Son söz: Dün Rusya ve ABD arasında bir denge kurarak operasyon yapma şansını yakalayan Türkiye'nin, masada ateşkes anlaşması yaptığı iki süper gücün onayını almadan bugün, operasyon yapma şansı kalmamıştır.

ETİKETLER

Editörün Seçimi